Etiket arşivi: Wordpress

Hangi Hosting Firmasını Seçmeliyim?

Hangi hosting firmasını ya da hangi hosting paketini seçmeliyim diye kendinize defalarca soru sorduktan sonra seçim yapmakta zorlananlardan mısınız? O zaman bu yazı tam size göre ve hosting seçiminde kolay karar vermenize yardımcı olacağım.

Sitenin başlığından konunun ne kadar önemli olduğunu anlamışsınızdır. Aslında hosting seçimi çok çetrefilli bir durumdur ve hosting firmasına karar vermeden önce araştırma yapmaya başlarsınız. İşin sonu hız ve paraya bağlı olduğu için de karar vermek o kadar da kolay değildir. Bir de internette gerçekten uzak yorum yapanlar kafanızı iyice karıştırır.

Geçtiğimiz hafta blog sitemi taşımak için hosting firması aramaya başladım; çünkü hosting firmam Hostgator’dı ve yurtdışı olduğu için saniye fark da olsa yurtiçi hosting arayışına girdim ve 4 firmayı araştırdım. Sadecehosting, Vargonen, Natrohost ve İsimtescil olmak üzere bu dört firma elemelerimden sonra son dörde kaldı.

Aslında hostgator’dan çok memnundum ama 6 aylık ücreti 60 $ olduğu için daha ekonomik ve yurtiçinde sitemi host edeceğim bir firma arayışına girdim. Blog sitem wordpress alt yapısına sahip olduğu için mysql database’imi ve tema ayarlarımı olduğu gibi taşımam gerekiyordu; çünkü aksi takdirde bu bana yaklaşık 4-5 gün siteyi yeniden düzenlemek için zaman kaybettirecekti.

Yani hostgator’dan indirdiğim dosyalarımı ve database’imi 1 saat içinde taşıyabileceğim ve hiç bilmeyenler için bile kolay kurulum yapılabilen bir firma arayışına girdim. İlk sadecehosting’den bir paket satın aldım ve 70 tl gibi bir ücret ödedim; fakat bu firmanın hem verdiği artılar azdı; hem de wordpress’i otomatik kuramadığım için bu firmadan vazgeçtim. Ayrıca admin panelleri de çok beni tatmin etmedi.
//
// <![CDATA[

// ]]>
Gümrükcü bir akrabam içinde aynı formatta bir site arayışım vardı ve Vargonen’den hosting satın aldım; fakat vargonen hız ve kalite anlamında iyi bir firma olmasına rağmen sunduğu cpanel çok basitti ve otomatik kurulum imkanı olmadığı için bu firmadan da vazgeçtim ve para iadesi istedim. Vargonen sıkıntı yaratmadan parayı iade etti; fakat sadecehosting para iadesi konusunda oldukça zorladı!

Son iki firma isimtescil ve Natrohost kaldı. Bu iki firma arasında karar vermekte çok zorlandım ve tekrar internetten hosting firmalarını araştırdım. isimtescil firmasının domain konusunda oldukça iyi olduğuna; fakat hosting konusunda riske giremeyeceğime karar verdim Hostgator’dan sonra kaliteli bir firmayla çalışmalıydım ve akrabam için Natro hosttan Kurumsal Pro Plan Linux paket satın aldım.

Kendim için ise Kurumsal Plan satın aldım ve yönetim panelini inceledim, ayarları ve diğer bütün özellikleri inceleyerek sistemi çözdüm. WordPress ve Joomla gibi uygulamaları sisteme otomatik kurabiliyorsunuz ve zorlanmadan database oluşturabiliyorsunuz. Bloğumun yedeklerini aldığım için database’e MySQL Administrator ile bağlandım ve bilgisayarımdaki database’i hostingde oluşturduğum database’e aktardım.

Bu işlemi 3dk gibi bir sürede yaptım ve siteyi 30 dakikada başka hosttan Natrohost’a taşıdım. Sitemin tema ayarlarından, eklenti ayarlarına kadar hepsi sorunsuz oluşturuldu ve sitem anahtar teslim şekilde çalışmaya başladı. Eğer bu firmanın yönetim paneli ve özellikleri yeterli olmasaydı yaklaşık 1 hafta siteyi yeniden kurmak ve wordpress ayarlarını yapmak için uğraşacaktım.

Sonuç olarak Natrohost’tan çok memnun kaldım ve 7/24 sorularınıza cevap vermeleri de oldukça önemli. Sorduğum her soruya çok geç kalmadan cevap verdiler ve yardımcı oldular. Teknik bilgim iyi olduğu için sorunları kendim çözmeye çalıştım; fakat hiç bilmeyenler için sıfırdan bu işlemleri yapmak çok zor. Natrohost’a teşekkür etmek için bu yazıya yer verdim; çünkü gerçekten iyi bir sistemleri var.

 

Reklamlar

Hackerlar 90.000 WordPress Blog’una Saldırdı

Hackerlar 90.000′den fazla WordPress bloğunu çökertti. Saldırı bir hafta önce başladı ve saldırıda aynı anda on binden fazla bilgisayar sistemi kullanıldı.

90.000′den Fazla Site Çöktü

WordPress Blog sahibi olanları bir haftadır ciddi bir tehlike tehdit ediyor. On binlerce ortak bilgisayar üzerinden başlatılan saldırılar sonucunda 90.000′den fazla WordPress blogları çökertildi. Bu blogların birçoğunun kullanıcı ismi admin ve şifresi 12345 olmasından dolayı hızlı ele geçirildi.

Saldırı 1 Haftadır Sürüyor

Saldırılan geçen hafta başladı ve aynı anda on binlerce bilgisayar sisteme dahil olarak saldırıya katkıda bulundu. Belki sizin bilgisayarınız bile bu saldırıda etkin durumda olmuş olabilir; çünkü bilgisayarınız açık olduğu anda zararlı bir yazılım sayesinde bu sisteme dahil olabiliyor.

Şifreniz 12345′se Hemen Değiştirin

Saldırı tekniği brüte force olarak adlandırılıyor. Bu yöntemle WordPress kullanıcısının ismi ve şifresi tahmin yöntemiyle kırılıyor. Tabi ki bu tahmini bilgisayar yapıyor ve şifreleri tek tek deneyerek doğru şifreyi bulmaya çalışıyor. Eğer şifreniz 12345′se hiç şansızı yok! Şifreniz çok kolay tahmin edilerek anında kırılıyor ve siteniz çökertiliyor.

WordPress Kullananların Yüzde 99′u Etkilenmedi

WordPress kurucusu Matt Mullenweg konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kullanıcı isminin admin olduğu sitelere saldırıların yoğunlaştığı ve şifrelerin kırıldığını tespit ettiklerini söyledi ve kullanıcı ismi admin olanlara-ın, kullandıkları bu ismi değiştirmelerini önerdi. Ayrıca Mullenweg sistemlerinin çok güçlü olduğunu ve bundan dolayı WordPress kullananların yüzde 99′ununun bu saldırıdan hiç etkilenmediğini söyledi.

Şifre ve Kullanıcı İsmi Önerisi :

Kullanıcı isminiz site ya da blog isminizle aynı olmasın. Veya kullanıcı isminiz Merve ise sonuna doğum tarihinizi yazarak güçlendirebilirsiniz. Örnek : Merve1985% gibi. Burada yüzde işareti şifrenin kırılmasını zorlaştırıyor.

Şifreleriniz de kullanıcı isminizle aynı olmamalı ve en az 9 karakterden oluşmalı. Örnek 123456 şifre kullanmayın. Merve123456 da kullanmayın. Alfa79/+banka? gibi karışık şifreler oluşturun ve şifrelerde BÜYÜK HARF, küçük harf, Sayılar ve Matematiksel karakterler kullanın ve şifreniz uzun olsun. Bu şekilde kırılmasını zorlaştırabilirsiniz:)
// // <![CDATA[

// ]]>

Related-items

 

WordPress, Şirketlere Website, Domain ve Hosting Hizmeti Verecek

 

WordPress başlangıçta kullanıcılarına ücretsiz blog hizmeti vermek amacıyla kuruldu.  Şirketin verdiği hizmet çok başarılı oldu ve mail hizmetinde gmail neyse; blog alanında WordPress demek! WordPress kazandığı deneyimleri şirketlere Website, Domain ve Hosting hizmetleri vermek için kullanacak.

WordPress 2003 yılında kuruldu ve kullanıcılarına ücretsiz blog hizmeti sağlamakla işe başladı. Şirketin verdiği hizmet çok kaliteli olduğu için kimsenin tahmin edemeyeceği bir biçimde ilerleme gösterdi ve bütün gözleri üzerine dikti. Şirketin başarısının temel kaynağı kullanıcılarına sunduğu açık kaynak web platformuydu.

Şirketin açık kaynak php ve mysql yazılım alt yapısıyla oluşturduğu ve çok iyi bir şekilde geliştirdiği ücretsiz web site platformu herkes tarafından çok hızlı bir şekilde benimsendi. Bu web site alt yapısına CMS ( Content Management System ) diyoruz. Türkçesi ”İçerik Yönetim Sistemi” ve bu sistem sayesinde kodlama bilmenize gerek kalmadan, yönetim panelli çok profesyonel web siteler kurabiliyorsunuz.

WordPress’in ücretsiz sunduğu İçerik Yönetim Sistemini, sadece WordPress’in ücretsiz sunduğu hesabınız üzerinden kullanmak zorunda değilsiniz. Kendi hostinginizi satın aldığınızda; WordPress’i kendi domain adresinize de kurabilirsiniz ve çeşitli temalar kullanarak web sitenizi 30 dk harcayarak profesyonel hale getirebilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğim konuyu özetlemek gerekirse WordPress aslında size, yazılım bilgisi olmadan ve kimseye ihtiyaç duymadan kendi profesyonel sitelerinizi kurmanız için gerekli bir alt yapı sunuyor. Sadece neyi nasıl yapacağınızı bilmeniz gerekiyor. Tabi ki biraz araştırma yapmanız ve kendinizi bu konuda geliştirmeniz gerekiyor.

WordPress kazandığı deneyimleri şimdi de şirketlere sunmaya hazırlanıyor. Şirketler WordPress üzerinden hesap oluşturabilecek ve yılda 299 $ ödeyerek domain, sınırsız depolama alanı, yardım desteği ve ücretsiz site kurma gibi hizmetlerden yararlanabilecek. Yıllık 299 $ ödeyen şirketler, yukarıdaki hizmetlere ek olarak 50 adet ücretsiz Premium tema ve web fontlarından yararlanabilecek.

WordPress bu hizmeti başlatmadan önce,  yıllık 99 $ ücrete domain, hosting, video press ve tema hizmetlerini kişisel kullanıcılara sağlıyordu; fakat şirketler için böyle bir hizmet vermiyordu. WordPress’in verdiği bu hizmet aslında şirketlerin çok işine yarayacak; çünkü şirketler artık kendi bünyesinde web yazılımcı – tasarımcı çalıştırmak ya da web tasarım firmalarına binlerce dolar ödemek zorunda kalmayacak.

 

Blog Yazılarınızdan Affiliate Marketing Yöntemiyle Para Kazanın

Blogging ya da Blogger’lık son dönemlerde revaçta olan bir durum ve insanlar bildiklerini paylaşmak ve kendilerini ifade etmek için blog yazıyorlar. Blogların çok faydalı olduğunu düşünüyorum ve özellikle blogların önemini son zamanlarda şirketlerin de kavramasıyla çok daha popüler hale geldi. Uzun süredir blog yazıyorsunuz ve bloğunuzu belirli bir noktaya getirdiniz ve artık para kazanmak istiyorsunuz. Bloğunuzdan affiliate marketing sayesinde nasıl para kazanabilirsiniz, bu konuyu işleyeceğiz.

Blog ne anlama geliyor, hiç bilmeyenler için kısaca anlatalım. Bloğun anlamı günlük yazmak demektir. İsteyen herkes mail hesabı alır gibi, ücretsiz hizmet sağlayan sitelerden blog hesabı alabilir ve yazı yazmaya başlayabilir. Blog ismini de istediğiniz bir ismi yazarak oluşturabilirsiniz. WordPress, blog hesabı almak için iyi bir başlangıç olabilir; çünkü WordPress’in ücretsiz sağladığı çok iyi bir alt yapısı vardır ve eklentilerin gelişmiş olması da çok büyük avantajdır. Diğer bir alternatif de Google’ın blog sitesi blogger’dır. Blogger’a da aynı şekilde Google hesabınız varsa, bu hesabınızla giriş yapıp kendi bloğunuzu oluşturabilir ve blog dünyasına adım atabilirsiniz.

Dünya’da milyonlarca blog var ve son zamanlarda bu sayı katlanarak artıyor. Şu anda 60 milyon WordPress bloğu kullanılıyor ve bu blogların çoğu profesyonel değil ve blogger’lar bloglarından para kazanamıyor; çünkü bloglar hem çok etkili değil; hem de ziyaretçi sayıları çok düşük. Peki ziyaretçi sayısı yüksek bir blog oluşturmak ve oluşturduğunuz bu bloglardan nasıl para kazanabilirsiniz, biraz inceleyelim.

Konumuz affiliate marketing yöntemiyle bloğumuzdan para kazanmak. Kısaca affiliate marketing hakkında da bilgi vermek istiyorum. Affiliate marketing hakkında bir çok tanım vardır; fakat bu kavramı en iyi anlatan tanım satış ortaklığıdır. Satış ortaklığı kavramını Google Adwords hizmeti örneğiyle çok net bir şekilde açıklayabiliriz. E-Ticaret siteniz var ve ürünlerinizi satmak istiyorsunuz ve bunun için Google Adwords’ten hizmet satın alıyorsunuz. Örnek olarak E-Ticaret sitenizde iPhone satıyorsanız, arama kelimesi olarak iPhone’u seçiyorsunuz ve kullanıcılar Google’da iPhone yazdığında, sizin siteniz en üstte çıkıyor ve kullanıcı bu linke tıklayarak sitenize geliyor ve sizde satış işlemini gerçekleştiriyorsunuz.

Yukarıdaki süreç tamamen bir affiliate marketing.  Google size satış ortaklığı sunuyor ve sitenize müşteri yollayarak sizin satış ortağınız oluyor. Affiliate marketing’i kendi bloğunuzda da uygulayabilirsiniz. Örnek olarak benim yaptığım gibi teknoloji bloğu oluşturmuş ve teknolojiyle ilgili yazılar yazıyorsanız, konuyla ilgili şirketlere satış ortaklığı teklif edebilirsiniz. Yazdığınız yazıların bir kısmını satış ortaklarınızın ürünleri hakkında yazabilirsiniz. Örnek olarak Turkcell’e satış ortaklığı konusunda anlaştıysanız, Turkcell’in ürünleri hakkında bilgilendirici yazılar yazabilirsiniz. Başlık : “Turkcell’lilerle 10.000 SMS sadece 10 TL” gibi, ve emin olun bu başlık Turkcell’in işine yarayacaktır.

Uzmanlara göre, eğer bloğunuzu paraya çevirmek istiyorsanız, en önemli şey okunabilir ve faydalı içerik oluşturmaktır. Bu içerik kaliteli de olmalıdır ki, insanların dikkatini çeksin ve güvenini kazansın. İnsanlar sizin yazılarınızı okurken bilgilenirken, size olan güvenleri de artacaktır. Blogger’lık basit bir şey değildir ve zaman harcayıp yazı yazıyorsanız ve bloğunuz için içerik oluşturuyorsanız, asla basite kaçmayın ve insanların ihtiyacı olan gerçek bilgileri onlara sunun. Ayrıca bir önemli detayda, bloğunuzun içeriğiyle ilgili satış ortaklığı yapın. Teknoloji bloğunda yazı yazıyorsanız, deterjan firması hakkında yazı yazıp kendinizi komik duruma düşürmeyin:)

Aşağıdaki maddeleri uygulayarak affiliate marketing yöntemlerini sitenize entegre edebilirsiniz :

1. İçeriğinizle İlgili Affiliate Marketing Programları Tercih Edin

Affiliate marketing’de sistem, kullanıcıların sizin bloğunuza gelmesiyle başlıyor ve içeriği okurken ilgili satış ortağının linkine tıklayarak firmanın sitesine gidiyor. Siz de bu  tıklama başına bir ücret alıyorsunuz. Bu ücret satış ortağınızla yaptığınız anlaşmaya göre değişebilir; fakat Google Adsense’si sitenize entegre etmişseniz tıklama başına maliyetler oldukça düşük. Site trafiğiniz yüksek olmalı ve tıklama, görüntüleme sayısı fazla olmalı ki, iyi bir gelir elde edebilesiniz.

Burada en önemli detay blog sitenizin içeriğiyle ilgili bir satış ortaklığı programı gerçekleştirerek para kazanabilirsiniz. Örnek olarak arabalarla ilgili teknik konularda blog yazıyorsunuz ve satış ortaklığı programınızı Mini Cooper’la yaptınız. Bloğunuzda Mini Cooper’la ilgili bilgiler verebilirsiniz, ayrıca insanların işine yarayacak önemli bilgileri onlarla paylaşarak güvenlerini kazanabilirsiniz. Size güvenen ziyaretçileriniz de zamanla siteyi tekrar ziyaret ederler ve size trafik oluştururlar.

Amazon’un böyle bir programı var. Ayrıca LinkShare gibi siteler de affiliate marketing programları sayesinde size para kazandırabilir. Kendiniz de doğrudan firmalarla görüşüp onların ürünleriyle ilgili programlar oluşturabilirsiniz. Ayrıca bir önemli detay da kendinizi kısıtlamayın ve tekrar etmeyin. Devamlı geliştirin ve okuyuculara sıkıcı gelen unsurlardan uzak durun.

2. Diğer Affiliate Marketing Servislerine Üye Olun

Bloğunuz çok fazla ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor ve Google’ın verdiği para sizi tatmin etmiyorsa, o zaman farklı seçeneklere yönelebilirsiniz. Örnek olarak yukarıda isimlerini verdiğim LinkShare, Amazon, Viglink gibi sitelere yönelebilirsiniz. Bu sitelere üye olarak sitenize reklam alabilir ve tıklama başına para kazanabilirsiniz.

VigLink çok ilginç bir site ve çalışma prensipleri açısından oldukça etkili. Örnek olarak bloğunuzda VigLink’e kayıtlı bir affiliate programın ürününden bahsettiğiniz anda otomatik link veriyor ve linke tıklayıp siteye ziyaret gerçekleştiğinde sizin hesabınıza para aktarılıyor. Oldukça güzel ve güçlü bir özellik. Ayrıca VigLink, bloğunuzda yazdığınız yazıda unuttuğunuz linkleri de otomatik olarak ekleyebiliyor.

Blog sitenizin içeriği çok çeşitliyse, VigLink’i seçebilirsiniz.

3. Faydalı İçerik Üretin

Blog dünyası hızla gelişiyor ve milyonlarca insan blog yazıyor. Blog sayılarının artması da çeşitliliğe neden oluyor ve ortaya çok farklı içeriklere sahip bloglar çıkıyor. Blogların bir kısmıda inceleme sitelerinden oluşuyor. Örnek olarak iPhone 5 çıktığı zaman ya da yeni bir teknolojik aygıt satışa sunulduğu zaman bu siteler tarafından inceleniyor ve kullanıcılar da bu siteleri ziyaret ederek bilgi sahibi oluyor.

Ziyaretçiler bu siteleri arama motorlarından buluyor ve siteyi ziyaret ediyor. Sitenize gelen ziyaretçinin hayal kırıklığına uğramaması çok önemli. Ayrıca sitenizdeki içerikler de arama motorlarındaki linklerle uyumlu olmalı. Ayrıca ziyaretçilere sunduğunuz içerik kaliteli ve tatmin edici olmalı. Yani iPhone’la ilgili bir inceleme yazısı yazıyorsanız, çok detaylı ve bilgilendirici bir yazı yazmalısınız.

Affiliate marketing’de satış ortaklığı yaptığınız firmanın ürününü ziyaretçilerin gözüne sokmamalısınız. Bu durum onların siteden hızlı çıkmasına neden olur. Ürettiğiniz içerik ve verdiğiniz link birbirleriyle örtüşüyor olması gerekiyor ve doğru zamanda doğru ürünü önermelisiniz. Örnek olarak iPhone camının çizilmesiyle ilgili bir yazıda, çizilmez ekran koruyucu linki yerleştirebilirsiniz. Ya da iPhone düşme testiyle ilgili bir video yayınlıyorsanız, burada iPhone kılıfın linkini koyabilirsiniz. Birbirleriyle uyumlu ve insanların ilgisine hitap eden ihtiyaç duyduğu linkleri vermeniz çok önemlidir.

Sonuç olarak öncelikli bilgilendirici ve ziyaretçilerin faydalanabileceği bir site oluşturmanız gerekiyor. Öncelik olarak para kazanmaya odaklanmayın; bilgi vermeye odaklanın. Sonrasında ise bloğunuzu sürekli ziyaret edecek fanlar oluşturun ve devamlı güncel tutun. Örnek olarak macrumors.com. iPhone, iPad ve iPad mini gibi Apple ürünleri hakkında en güncel bilgileri veren sitedir ve oldukça fazla fan’ı vardır. Aynı şekilde Samsung hakkında söylenti içeriği oluşturan siteler de mevcuttur ve bu siteler oldukça popülerdir. Kaliteli ve bilgilendirici içerik her zaman kazandırır. Kolay gelsin.

 

Wordpress’e Yeni Başlayanların Bilmesi Gereken İpuçları

WordPress hayatımıza girdiğinden bu yana çok şeyi değiştirdi. Özellikle kendi haber sitesini veya blog sitesini kurmak isteyen ve bunun için yeterli bütçeye sahip olmayan birçok insanın önünü açtı. Hatta WordPress bu işte o kadar ileriye gitti ki, şu anda bloglar, haber sitelerinin tahtını tehdit eder hale geldi. WordPress’in SEO’su o kadar başarılı ki, bu özelliğiyle de kurumsal haber sitelerinin pabucunu dama attı. Peki bu kadar başarılı bir platformu ne kadar tanıyoruz?

Blog dünyasına yeni adım atanlar ve WordPress hakkında bilgi sahibi olup fakat tam anlamıyla detayları bilmeyenler için WordPress’in muhteşem özelliklerini paylaşacağım. Aslında Wordpress’i sıfırdan hosting alarak kendi hostinginize kurmayı ve WordPress’in bütün özelliklerinden yararlanmayla ilgili çok detaylı bir yazı yazmak istiyorum ve en kısa zamanda bu yazıyı yazacağım. Şimdi WordPress’in önemli birkaç özelliğinden bahsetmek istiyorum.

1. Yazılarınızı İleriki Bir Zamanda Yayınlamayı Ayarlama

Bloger’ların birçoğu yazılarını ileriki bir tarihte yayınlanması için ayarlıyorlar ve yazılar daha sonra otomatik olarak yayınlanıyor. Bu işlemi yapmak çok basit. Öncelikle yeni yazı oluşturuyorsunuz ve taslak olarak kaydediyorsunuz.

Daha sonra yukarıdaki resimden Düzenle’ye tıklayın ve yazınızın metin editörü açılacaktır. Buradan sağ bölmede “Hemen yayımla” seçeneğinin yanında “Düzenle” ye tıklayın ve açılan seçeneklerden yayımlanma tarihini belirleyerek tamam’a tıklayın.

Yukarıdaki resimden örnek çalışmaya göz atabilirsiniz, bu kadar basit. Daha sonra Yayınla düğmesine basın ve yazınız belirttiğiniz gün ve saatte yayınlanacaktır.

2. Sayfalarınızı ve Blog URL’lerinizi Değiştirme

Bildiğiniz gibi WordPress PHP alt yapısı ile oluşturulmuş çok başarılı bir blog sitesi ve sayfa oluşturduğunuzda ya da yazılarınızı yazdığınızda otomatik olarak bir page id veya post yani yazı id atanır. Standart olarak http://yaviga.com.tr/?p=123 bu şekilde bir numara verilir; fakat bu sayfa veya yazı numarası size herhangi bir avantaj sağlamaz. SEO yani arama motoru optimizasyonunda iyi bir sonuç alabilmek ve sitenizin aramalarda üst sıralarda yer alabilmesi için yazılarınızın linki yazdığınız yazının başlığı şeklinde olmalıdır. Yani http://yaviga.com.tr/2012/12/04/facebook-messenger-whats-appa-mi-donusuyor/ bu şekilde bir link olmalıdır. Bu şekilde arama motorlarında üst sıralarda yer alırsınız ve linkiniz anlamlı olur.

Biz buna Permalinks diyoruz. Türkçesi Kalıcı Bağlantı:) Permalinks’i ayarlamak için Ayarlar -> Kalıcı Bağlantılar-> buradan “Gün ve İsim” seçeneğini tıklayabilirsiniz. Ben genelde bu özelliği tercih ediyorum; fakat siz yukarıdaki resme bakarak farklı tercihler de yapabilirsiniz. Bu linkten SeoMoz’un önerilerini okuyabilirsiniz : 11 Best Practices for URLs

3. WordPress Düzenleyici Önemli Tüyoları

Eğer blog yazmaya yeni başladıysanız veya sadece yazı yazıp yayınla butonuna basanlardansanız WordPress editörünün gücünü hala bilmiyorsunuz veya fark etmemişsiniz:) bundan dolayı bu bölümü iyi okumalısınız.

Yazılarınızı yazarken kelimelerin yazım denetimini WordPress sizin için otomatik olarak yaparak size çok yardımcı olabilir. Birçok insan WordPress’in böyle bir özelliği olduğunu bile bilmez. Yazım denetimi yapmak istediğiniz paragrafı seçin ve ABC seçeneğine tıkladıktan sonra yazım denetimi gerçekleşecektir. Bu kadar basit.

Ek olarak bir yerden metin kopyaladığınızda formatlanmış bir şekilde gelebilir. Formatı kaldırmak için, yazı yazarken üst bölmede renkli kutucukların olduğu butona tıklayın ve açılan satırdan biçimlendirmeyi kaldır seçeneğini seçerek formatı kaldırabilirsiniz. Bu da çok basit oldu:) Ayrıca klavye kısa yollarını da kullanabilirsiniz. Control + C ve Control + V’ye aşina olduğunuzu düşünerek artık bahsetmek bile istemiyorum; fakat başka kısa yolları da WordPress’te kullanabilirsiniz.

Bold/Kalın: Control + B Underline/Alt Çizgi: Control + U Italic/Yatık: Control + I Heading/Başlık 1: Control + 1 Heading/Başlık 2: Control + 2 Heading/Başlık 3: Control + 3 Heading/Başlık 4: Control + 4

Diğer kısa yolları görmek için yardım işaretine tıklayın ve oradan Hotkeys / Kısayolları seçin.

4. Videoları Gömün, Tweet veya Diğer Medyaları Kullanın

YouTube, Vimeo, Twitter kavramları artık herkesin bildiği sosyal medya platformlarını temsil eden kavramlardır ve artık bütün sosyal ağlarda bu mecraların kullanımı olmazsa olmaz diyebiliriz. Peki bu mecralardaki içerikleri WordPress’te nasıl kullanabilirsiniz. Aslında çok basit, sadece içeriğin linkini alarak, html bölümünü seçerek oradan ekleyebilirsiniz. Biz buna Embed etmek diyoruz.

Aslında bu EMBED durumu biraz kafanızı karıştırabilir, eğer dikkatli araştırırsanız zorlanmadan sitenizde zengin medya kullanabilirsiniz. Bir notu buradan size aktarmak istiyorum. Free / Ücretsiz WordPress kullanıyorsanız Video eklemek için sizden para talep edecektir. Kendi hostinginizde WordPress kullandığınızda her türlü medya içeriği sorunsuz ekleyebilirsiniz. İleride bu konu ile ilgili detaylı yazı yazacağım.

5. Yazar İsminizi Değiştirme

Sitenizde birkaç yazar yazıyorsa, onların yazdığı yazıların yazar kısmında sizin isminiz gözükecektir. Bu da diğer yazarlar için çok adil durum değildir. Yazar kısmını çok rahat değiştirebilirsiniz. Aslında bu yazıyı yazarken birkaç şeyi ben de atlamışım:) O zaman aksiyona geçelim. Ekranın sağ üst köşesinde Ekran Tercihleri var, Tıklayın ve açılan menüden yazar, özet, geri bildirim gibi seçenekleri seçin. Seçtiğiniz bütün seçenekler editör yani yazılarınızı yazdığınız bölümün altında gözükecektir. Yazar kısmında oluşturduğunuz Yazarları dropdown menüden seçerek yazıya yazar atayabilirsiniz. İşte bu kadar basit:)

Ben birkaç özellikten bahsettim; fakat WordPress’in özellikleri bitmez. Mesela bugün Google Font For WordPress’i kurarak Web 3.0 fontunu sitemde kullandım:) Yani çok derin bir alan ve yavaş yavaş öğreneceksiniz.

Soner Görpeli yazdı.

Web Sitenize, Bloglarınıza Nasıl “Facebook Beğen Bar’ı” Ekleyebilirsiniz

Bu özelliği yani Web Sitenize ve Bloglarınıza Nasıl “Facebook Beğen Bar’ı” ekleme özelliğini Yaviga’ya uzun zaman eklemek istiyordum; fakat eklenti vb ararken karşıma çıkan bir sayfa sayesinde bu özelliği bloğuma ekledim ve nasıl eklediğimi sizinle paylaşmak istiyorum.

İngilizcesi “The recommendation bar” aslında yeni bir şey değil ve birçok sitede bu uygulamayı görebilirsiniz. Ben Mashable’ı mesleğim gereği ziyaret ettiğim için orada gördüm ve çok da beğendim ve aramaya başladım; fakat paralı-parasız bütün sitelere baktım; fakat bir türlü bulamadım ve çok zor bir şey olduğunu düşünürken, karşıma çıkan bir fırsatla ne kadar basit kurulacağını gördüm:) Tabi aslında daha önce Facebook Developer sayfasını hazırlamıştım ve ayarları da yapmıştım, benim için belki bundan dolayı basit görünebilir:)

Hiçbir şeyi gözünüzde büyütmeyin, aslında size sıfırdan başlayarak isim seçme, domain alma ve hosting kurma ve bu hostinge kendi haber sitenizi ya da özel sitenizi wordpress veya joomla ile kurmayı içeren yazı yazmak istiyorum; fakat çok ciddi zaman alacağı için ileri bir zamana erteledim. Neyse şimdilik beğen bar’ı eklemeyi öğrenelim:)

Beğen bar web sitelerinde sağ alt köşede çıkan kutu diyebiliriz ve kutunun içinde bloğunuzda veya web sitenizde yayınlanan içerikleri gösteriyor. Bu içerikler sitenizde yayınlandıktan sonra eş zamanlı olarak facebook sayfanızda da yayınlanabiliyor. Sitenizi ziyaret eden kullanıcı hem yazıyı beğeniyor; hem de facebook’ta diğer arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bu tip uygulamalar sayfanız hareket katmasının yanında ziyaretçi sayınızıda artırabilir.

Facebook Music

WordPress için çok sayıda plugin var fakat biz facebook’un kendi pluginini kurarak bu uygulamayı çalıştıracağız. Eğer ingilizceniz yeterli düzeydeyse aşağıdaki linke tıklayarak diğer pluginleri inceleyebilirsiniz.

Recommended Reading: 5 Must-Know Facebook Timeline Tips/Tricks

Facebook Beğen Bar’ı Ekleme

Facebook Beğen Bar’ı eklemek için wordpress yönetim paneline girin ve Plugins ( Eklentiler ) > Add New ( Yeni Ekle )’e tıklayınız. , Facebook kelimesini arayın ve çıkan eklentiyi kurun. Aşağıdaki resme bakarak nasıl yapıldığını görebilirsiniz.

Add new Plugin

Arama sonuncunda karşınıza çıkan seçenekten Yükle / Install Now.

Install Plugin

Daha sonra aktive et’e tıklayın / Activate Plugin.

Activate Plugin

Burası çok önemli : Create New Facebook App

Bloğunuz için bir Facebook App Sayfası oluşturmanız gerekiyor ve Facebook’a kendi hesabınızla giriş yapın daha sonra Application sayfasına giderek Create New App tıklayın.  Facebook App bu linke tıklayarak da ulaşabilirsiniz..

Create new app

Aplikasyon isminizi ve isim alanınızı yazıyorsunuz App Name and App Name Space, sonra Continue diyorsunuz.

name-space

Karşınıza biraz daha detay çıktı, bu detayları giriniz, domain isminiz web sitesi isminizdir. Sonra kaydet butonuna basın.

Not: Mobil siteler ve web url için http girmek zorundasınız:  http:// başta ve sonda slaşla bitiriniz /

App details

Bittiği zaman  App ID, App Secret ve Namespace i kopyalayın.

Copy details

Şimdi WordPress sayfamıza geri dönüyoruz ve yüklediğiniz Facebook Plugin’i açın.

WordPress Admin > Facebook soldaki yan bardan ve detayları girdikten sonra kaydete basın.

add app details

Facebook Beğen Bar’ı aktive ettikten sonra aşağıdaki şekilde ayarları yapın :

  1. Trigger – Sağ köşeden çıkacağı zaman:)
  2. Read Time – Okuma zamanı.
  3. Action – Beğen veya tavsiye et seçeneği.
  4. Side – Nerede gözükeceği.

recommendation bar details

Daha sonra sitenizi ziyaret edebilirsiniz ve Facebook Beğen Barınızın çok güzel çalıştığını göreceksiniz. Muhtemel sorunlar resimlerin gözükmemesi olacaktır, bunun için de  Add Facebook Share Thumbnail + Meta Plugin yükleyerek sorunu çözebilir veya bu http://ansonalex.com/troubleshooting/fix-articles-linked-on-facebook-dont-display-thumbnails-images/ makeleyi okuyabilirsiniz:)

Recommendation bar

Sonuç :

Sonucunda sitenize bir hareket katmış oldunuz ve sitenizi daha profesyonel bir görünüme kavuşturdunuz. Ayrıca bu özellikle sitenize facebook veya diğer sosyal ağlar üzerinden yorum ekleme özelliği eklediniz. Bu yorumlar hem facebook’ta; hem de sitenizde gözükecektir. Umarım yazı sizin için faydalı olmuştur, başka bir yazıda görüşmek üzere.

Aşağıdaki linkten facebook’un konuyla ilgili sayfasına gidebilirsiniz. : https://developers.facebook.com/docs/reference/plugins/recommendationsbar/

Facebook’la ilgili aşağıdaki yazıyı öneriyorum lütfen okuyun.

http://yaviga.com/2012/08/31/facebook-sayfalarinizin-verimliligini-artirmanin-en-iyi-5-yolu/

Soner Görpeli yazdı.

İyi bir blog yazarı olmak için ilk adımı atmaya ne dersiniz?


Bir yıl sonra kendinizi hayal edin. Apple bilgisayarınızın karşısındasınız ve günde 3 farklı konuda blog yazıyorsunuz. Kelimeleri çok iyi kulllanıyorsunuz, yazılarınızı okuyanlar o kadar etkileniyor ki, yazılarınızı tekrar okumak için sizi ( Follow ) takip ediyorlar ve RSS’le mail takip listelerine ekleyerek yazılarınızı takip ediyorlar. Buna ek olarak ziyaretçi sayınız da çok fazla, dünyanın her ülkesinden ziyaretçiler sitenizi ziyeret ediyor. Özellikle de ingilizce makaleler yazıyorsanız, ne kadar popüler bir blogger olacağınızı hayal edebiliyor musunuz?

Siz hayal etmekte zorlanıyorsanız bile ben sizin ileride ne kadar iyi bir blog yazarı olacağınızı hayal edebiliyorum; hatta çok iyi bir blog yazarı olacağınıza inanıyorum.

Hep söylediğimiz klasik bir cümle vardır : “En uzun yolculuklar bir adımla başlar” ve buna benzer birçok alıntı. Ben sizi alıntılarla ikna etmekten öteye geçeceğim ve sıfırdan başlayarak nasıl blog yazarı olacağınızı anlatacağım, haydi başlayalım.

1. İlk adım bir blog sahibi olmalısınız. Ücretsiz blog alanı sağlayan çok sayıda site mevcut; fakat WordPress ve Blogger sizin için iyi bir başlangıç olabilir. Ben wordpress kullanıyorum ve çok aşina olduğum için başka bir blog sitesi kullanmıyorum. Siz, kullanım kolaylığına göre istediğiniz blog sitesine abone olabilirsiniz.

2. adım blog yazacağınız siteye karar verdikten sonra üye olmalısınız. Üyelik işlemleri çok basittir, önce kullanıcı adınızı istenen yere yazarsınız ve daha önce alınmamışsa kullanıcı oluşturursunuz. Mail adresinize üyelik aktivasyon maili gelir ve linke tıklayıp mailinizi doğruladığınızda blog üyeliğiniz gerçekleşmiş olur.

Solda wordpress’in üyelik sayfasından bir görüntüyü sizin için paylaşıyorum. Blog adresinizi ve kullanıcı adınızı yazarak blog üyeliğini gerçekleştirebilirsiniz. Eğer kendi domain adınız varsa www.sizinadınız.com bu domain adresini de blog sitenize bağlayabilirsiniz. Birazdan domain adresinizi nasıl bağlayacağınızı anlatacağım.

3. adım bloğunuzu aktive ettikten sonra düzenleme yapmaktır. Yönetim panelinde görünüm sekmesine tıklayarak temalar seçebilirsiniz ve sitenizin görünümünü kişiselleştirebilirsiniz. Ayrıca görünümle ilgili özellikleri kurcalayarak banner resmi yerleştirebilir ve sitenizin arka planını kendinize göre düzenleyebilirsiniz.

4. adım ise artık yazı yazmaktır. Yine aynı şekilde yönetim panelinden yazılar sekmesine tıkladıktan sonra yeni seçeneğine tıklayarak yazı alanını açın. Yazı alanını açtıktan sonra yazacağınız blogla ilgili başlığı yazın. Başlıktan sonra içerik kısmını da yazdıktan sonra, yazınızın arama motorlarında kolay ulaşılmasını sağlamak için tag ( etiketler ) belirleyin. Örnek olarak, Steve Jobs’la ilgili bir makale yazmaya karar verdiyseniz, tag olarak Apple, iphone, ipad, ios gibi tag lar kullanın. Bu şekilde arama motorlarında yazdığınız kelimeler arandığında, sizin yazınızın görünme şansı yükselir. Ek olarak blog sitenizde arama yapıldığında ilgili yazıların bulunması için Katogori oluşturmanız çok faydalı olacaktır. Örnek Steve Jobs’la ilgili yazdığınız yazıyı Teknoloji katagorisi altında yayınlayabilirsiniz.

5. adımda ise, yazdığınız yazıları sosyal ağlarda anında yayımlama özelliğine bakalım. Evet wordpress ve diğer blog siteleri yazdığınız yazıları sosyal ağlarda yayınlama imkanı veriyor. Eğer linkedin, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda hesabınız varsa yazılarınızı anında bu sitelerde yayınlayabilirsiniz. Bu konuyla ilgili detaylı bir yazı yacağım; fakat şimdi kısa bir şekilde açıklayacağım. WordPress’te ayarlardan -> paylaşma ya da paylaşıma gidin. karşınıza çıkan ekrandan yazınızı yayınlamak istediğiniz sosyal siteyi seçebilirsiniz. Aşağıda örnek resmi görebilirsiniz.

Ayrıca blog sitenizin ana sayfasında ise twitter’dan yazdığınız tweetleri yayınlayabilirsin. Twitter hesabınızı siteye tanımlamak için görünümden bileşimler sekmesine gidin ve sitenizin sidebar’ına twitter hesabınızı ekleyin ve daha sonra da kullanıcı adınızı yazın. Tweet’lerinizin görünmesi için twitter hesabınızın public olması gerekmektedir, eğer public değilse twitter ayarlarından protected tweet sekmesini kaldırın.

 

 

 

 

Son aşama ise yazınız bittikten sonra yayımla butonuna basmaktır. Yazım teknikleriyle ilgili detaylı bir makale daha ileriki aşamalarda yazacağım, şimdilik amacım blog dünyasıyla sizi tanıştırmak ve ilk yazılarınız yazmanızı sağlamak. Daha sonraki aşamalarda daha teknik konulardan bahsedeceğim.

Kişisel Domain’inizi siteye bağlama, video yayımlama, kişisel sayfa tasarımınız seçme, kullanım alanınızı artırma, video paylaşımı aktive etme, kendi css ve font dosyalarınızı yönetme gibi teknik konularla ilgili çok detaylı bir makale yazacağım.

Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Written By Soner Görpeli

Pazarlama 3.0 Nedir?

Blog başlığını pazarlama 3.0 nedir? diye özellikle seçtim. Bu başlığı seçmemin nedeni pazarlama 3.0 kavramının çok yeni bir kavram olması ve birçok insanın hala tam olarak ne anlama geldiğini anlayamamış olmasıdır. Önce pazarlama 3.0 hakkında kısa bir açıklama yapacağım ve daha sonra örneklerle açıklayarak kavramın kafanızda oturmasına yardımcı olacağım.

Detaylara girmeden önce Pazarlama 3.0’a neden ihtiyaç duyuldu ve hangi süreçlerden geçerek bu noktaya gelindi kısaca açıklamak istiyorum. Pazarlama kavramından söz edebilmemiz için ortada bir ürün olması gerekir ( Hizmeti de pazarlayabilirsiniz; fakat daha kolay anlaşılması için biz ürün üzerinden ilerleyeceğiz ). Üretilen ürünün satılması gerekiyor ve işte bu noktada pazarlama devreye giriyor.

Ürünün olduğu her yerde pazarlama mutlaka vardır; fakat profesyonel anlamada pazarlama süreci aslında sanayi devrimiyle birlikte başladı. Seri üretime geçilmesiyle birlikte yığılan ürünlerin satılması gerekiyordu. Bildiğiniz gibi şirketlerin yaşaması için, ürünlerini satmaya ve gelir elde etmeye ihtiyaçları vardır. Bu dönemde ürünler tek tip üretilen ürünlerdi ve müşteri var olan ürünü tercih etmek zorundaydı.  Biz bu dönemi pazarlama 1.0 olarak isimlendiriyoruz.  Pazarlama 1.0’da üretici kraldı; tüketici ise sunulan ürünleri tercih etmek zorundaydı. Özetlemek gerekirse, pazarlama 1.0 ürün merkezli bir felsefeye sahipti. Firmalar tüketicilere bilgi vermek ve ulaşmak için Web 1.0 teknolojisini kullanıyordu. Web 1.0 teknolojisinde iletişim tek yönlüydü. Bilgiyi üreten firmalardı, tüketiciler üretime herhangi bir katkı sağlamadan kendilerine sunulan bilgiyle yetinmek zorundaydılar.

Pazarlama 2.0’a neden ihtiyaç duyuldu, şimdi de bu konuyu açıklayalım. Aslında bir üst satırda bu sorunun cevabı gizli! Web 1.0 teknolojisi, tüketicilerin birbirleriyle iletişime girmesine olanak vermiyordu ve bu durumda tüketicilerin ne düşündüğü çok da önemli değildi. 2000’li yıllarda, kimsenin uzun süre tanımlayamadığı bir devrim gerçekleşmişti. Bu devrim sanayi devriminden sonraki en büyük ve en önemli devrimdi. İnternet üzerinden iletişim interaktif hale gelmiş ve insanlar Icq, Mirc, Msn gibi ortamlarda birbirleriyle iletişim kurmaya başlamışlardı. O yıllarda kimse ne olup bittiğinin tam olarak farkına varamamıştı ve işin nereye kadar gideceğini kestirememişti.

İlk olarak Web 2.0 kavramını ortaya Tim O’Reilly atmıştır. Tim O’Reilly‘e göre Web 2.0’ın kısmen tanımı şöyledir: “Web 2.0 bilgisayar endüstrisinde internetin bir düzlem olarak ilerlemesiyle bir işletme devrimi ve bu düzlemin kurallarını başarı için anlamaya çalışmaktır. Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak.”

Ağa kurulan programların öncüleri Flickr 26 Şubat 2004, Youtube 28 Nisan 2005 ve WordPress 17 Ağustos 2005’te ağa yüklenerek kullanıcıların kullanımına ücretsiz olarak açılmıştır. Peki şimdi bu noktada şu soruyu sorabilirsiniz: yukarıda yazılanların pazarlama 2.0 veya şirketlerle ne ilgisi var ? Aslında çok ilgisi var! nasıl mı : İnsanlar flickr, youtube ve wordpress gibi siteleri kullanarak birbirleriye iletişime geçtiler. Youtube’a videolar yüklediler, Flickr’a fotoğraflar yüklediler ve WordPress aracılığı ile bloglar yazıp düşündüklerini ifade ettiler ( şimdi benim yaptığım gibi ). Bu siteleri kuruluşlarından 1 yıl gibi kısa bir zaman sonra facebook ve benzer popüler sosyal paylaşım siteleri takip etti. İnsanlar hızlı bir şekilde sosyal paylaşım sitelerine ilgi gösterdiler ve profil oluşturarak arkadaşlarını eklediler. Bu sosyal paylaşım sitelerinde hiç kısıtlamaya gitmeden en ince detaylara kadar hoşlandıkları şeylerden bahsettiler ve kendi hayatlarıyla ilgili bütün detayları paylaştılar. Ayrıca RSS, SOAP gibi yazılımsal teknolojik yenilikler de bilginin paylaşılmasını kolaylaştırmıştı. RSS ve SOAP herhangi bir internet sitesi veya database içeriğinin dışarıya aktarılma protokolü anlamına gelmektedir. Örnek olarak blog sitemin içeriğini RSS ile kendi sitenizde yayınlayabilirsiniz veya Outlook’a tanımlayarak yazdığım yazıları anında e-postanızda görebilirsiniz.

İşte bu noktada şirketler paniğe kapıldı; çünkü insanlar aldıkları ürünler hakkında online olarak birbirleriyle iletişim kurmaya başladılar, deneyimlerini paylaştılar ve ürünleri şikayet ettiler ( www.sikayetvar.com ). Düşünebiliyor musunuz, bir ürünü pazara sürüyorsunuz ve pazara sürdüğünüz bu ürünle ilgili sosyal medyada yüzbinlerce şikayet yayınlanıyor ve insanlar sizin şirketinizle ilgili olumsuz görüşleri birbirleriyle paylaşıyor??? Bu sizin şirketinizin batmasına neden olamaz mı??? Evet olabilir ve çok tehlikeli bir durum!!! Düşünebiliyor musunuz, milyonlarca dolar yatırım yapıp bir işletme kuruyorsunuz, üretim yapıyor ve ürünlerinizi satışa çıkartıyorsunuz, ve bir anda ürünleriniz hakkında sosyal medyada olumsuz bir iletişim başlıyor. Bu iletişim sizin sonunuz olabilir ve büyük bir ihtimalle de sonunuz olacaktır!

İşte cevap burada gizli : “ARTIK ÜRETİCİ DEĞİL; MÜŞTERİ KRALDIR…”, Çünkü müşteri ürününüzü kullanıyor, ürünle ilgili yorumlar yapıyor. Bu yorumlar olumlu olduğunda satışlarınız artıyor; olumsuz olduğunda ise firmanız batıyor! Bu tehlikeyi fark eden şirketler pazarlama 2.0 anlayışını hızlı bir şekilde benimseyerek müşterilerini önemsediler ve onların görüşlerini dinlediler. Artık müşteri kraldı, fikrini paylaşıyordu… Bu detayı yakalayabilen firmalar satışlarını artırmak için ürün sayfalarına özellikler ekleyerek müşterilerinin yorum yapmalarına izin verdiler, sattıkları ürünlerini sosyal ağlarda paylaşmalarına izin verdiler, kısaca oyuna müşteriyi dahil ettiler… Bu durum iyi mi oldu; kötü mü oldu zaman gösterecek, fakat sonuç şu ki : araştıran, öğrenen, bilgi paylaşan, ürünleri  ve fiyatları karşılaştıran bir müşteri kitlesi oluştu! Bu kadar bilgili ve anlık olarak birbirleriyle haberleşen müşteri kitlesi şirketlerin kolay pazarlama yapmasını ve ürünlerini satmasını zorlaştırdı mı?…

Aslında zorlaştırdı:) Öğrenme ve bilgilenme aşamasını geçen tüketiciler, birbirleriyle iletişime geçmiş, içerik üretmiş ve son aşama olarak da arge oluşturmaya başlamıştı. Bu noktada şirketler tüketiciyi önemsemek ve tüketicinin düşüncelerine önem vermek zorunda kaldılar ( bazen istemeseler bile ).  İşte Pazarlama 3.0 bu noktada devreye girdi. Pazarlama 2.0’da tüketiciyi sisteme dahil etmeye çalışan üreticiler, artık pazarlama 3.0 ‘la birlikte tüketicinin ruhuna hitap etmek zorunda kaldılar. Daha önce ürün üretilirdi, sonra satmak için pazarlama yapılırdı. Şimdi ise üreticiler, ürünü üretmeden önce tüketicinin ne düşündüğünü ve nasıl bir ürüne ihtiyaç duyduğunu analiz ettikten sonra üretim sürecine geçiyorlar.

Pazarlama 3.0’ın kafanızda daha da netleşmesi için şu örneği vermek istiyorum. Bir kot şirketiniz var, çok ünlü bir markasınız ve bu yıl için pazara bayan, erkek, çocuk modelleri çıkaracaksınız. Tasarımcılarınız kotları tasarlıyor, pazarlama ekipleriniz de pazarlama planları yapıyor, üretim bölümünüz üretiyor ve kotları piyasaya sürüyorsunuz. Düşünebiliyor musunuz, ortada çok ciddi bir yatırım söz konusu! Üretim, ulaştırma, pazarlama, medya planlama & satın alma gibi bir sürü iş yapıyorsunuz ve korkunç bir para harcıyorsunuz. Bütün bu faaliyetleri planlarken tüketiciler ne düşünüyor diye en ufak bir soru sormuyorsunuz! Tüketici kitlenizle iletişime geçmiyorsunuz ve sadece sizin istediğiniz bir ürünü üretiyorsunuz. Bu ürüne tüketicilerin ihtiyacı var mı? Ürüne nasıl cevap verecekler? Satın alma gerçekleşecek mi? Sosyal medya da bu yılın modasıyla ilgili ne konuşuyorlar? Ne giymek istiyorlar? Nelerden hoşlanıyorlar? Yabancı ve rakip hangi markaların ürünlerini satın almak istiyorlar gibi konularla ilgilenmiyorsunuz ve sonuç?

Evet sonuç şu: Siz yukarıdaki analizleri yapmayarak pazara mavi jeans sürüyorsunuz; fakat bu yıl tüketiciler renkli pantalonlar satın alıyor ve buna benzer ürünleri tercih ediyorlar. Bu durumda siz de batıyorsunuz… Tabiki çok güçlü bir kapitaliniz yoksa:)???

Pazarlama 3.0’la ilgili yüzlerce örnek verebiliriz; fakat sizi de çok fazla sıkmak istemediğimden şu sözlerimle özetlemek istiyorum :

“Müşterinin ruhuna seslenmek ve müşterinizin ne istediğine önem vererek pazarlama yapmak demektir.”

Soner

Wordpress’i kendi sitenizde-hostinginizde kurma ve kullanma

Merhaba bu yazımda wordpress’in biz kullanıcılara sunduğu ve ücretsiz indirmemize imkan verdiği komple siteyi kendi hostinginize-websitenize nasıl kuracağınızı anlatacağım.

Bildiğiniz gibi blog sahibi olmak artık kendinizi ifade etmenin ve bildiklerinizi dünyayla paylaşmanın en ideal yolu; fakat yeni başlayanlar ve internet dünyasında yeni olanlar için, bir blog sabihi olmak ve onu yönetmek zor gelebilir. Aslında hiçbir şey sanıldığı kadar zor değildir, öncelikle kendinize ait bir web siteniz yoksa ve bir domain ( alan adınız : http://www.soner.com gibi ) yoksa; bu adrese giderek “www.wordpress.com” ücretsiz blog sahibi olabilirsiniz. Email sahibi olurken doldurduğunuz formları doldurarak wordpress’e üye olabilirsiniz ve isminize blog açarak ilgilendiğiniz alanlarda yazı yazıp yayınlayabilirsiniz. Örnek olarak kendi sitelerimi verebilirim : prboxes.wordpress.com ve filmangle.wordpress.com, bu sitelerde pr ve film hakkında yazılar yazacağım ve bu amaçlarım doğrultusunda bu siteleri kurdum.

Sizde yukarıdaki adımları izleyerek ücretsiz bir blog sahibi olabilirsiniz ve dünyaya açılabilirsiniz. Bunun yanında kendi web siteniz varsa; şirketiniz için veya kendiniz için site yapmalısınız; fakat çok fazla web tasarım bilginiz bulunmamakta; ya da çok fazla uğraşmak istemiyorsunuz! Kolayı var, web sitenize wordpress komple hazır site yükleyebilirsiniz:) Nasıl mı? Çok kolay! Eğer kendinize ait bir siteniz varsa; wordpress.org adresine girip en son sürüm dosyaları önce bilgisayara indiriyorsunuz ve rar ( sıkıştırılmış ) dosyayı bilgisayarınızdaki klasöre
çıkarıyorsunuz. Daha sonra çıkardığınız dosyayı ftp’den sitenize yüklüyorsunuz. Ftp adresinden bağlanma ve diğer konular için google’dan yardım alabilirsiniz.

Bilgisayara yüklediğiniz hazır wordpress sitesini Dreamweaver gibi web sitesi editör programlarında açıp düzenleyebilirsiniz. Buna ek olarak wordpress’inizi sitenize kurduktan sonra kendi kontrol panelinize girip istediğiniz wordpress temasını seçip sitenizin görünümünü değiştirebilirsiniz. Yine yönetim panelinden site görünümüyle ilgili seçenekleri seçerek siteyi renklendirebilirsiniz. Eğer Godaddy’den hosting almışsanız size otomatik wordpress kurulumunu anlatıyor.

Bu konu hakkında çok detaylı yazı yazmak gerekiyor; fakat ben size kısa bir yazı yazarak yol göstermek istedim. Google’dan wordpress site kurulumu gibi kelimeler yazarak arama yaparak daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz, daha sonraki günlerde detaylı bir yazı yazacağım; çünkü sitenin web confiq ayarlarını yapmanız ve database bağlantılarını yapmanız gerekmektedir. Godaddy gibi bir şirketten site aldıysanız bu işi yapmak daha kolay; fakat otomatik kurulumun mevcut olmadığı sitelerde kendiniz manuel ayar yapmanız gerekmektedir.

Konuyla ilgili bana msonerg@hotmail.com adresinden yardım için mail atabilirsiniz, herkese kolay gelmesi dileğiyle.

Blog Tasarım Örnekleri – Blog Inspiration Designs

Merhaba yine bir makaleyle birlikteyiz ve ben lafı uzatmadan hemen konuya geçeceğim. Blog hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunuzu göz önüne alarak, bu makalemde Blgo Tasarım Örneklerinden bahsedeceğim ve bu tasarımlara bakarak esinlenebilir ve kendinize çok güzel ve estetik bloglar tasarlayabilirsiniz.

Blogların artık ne kadar önemli etkilerinin olduğunu biliyoruz ve “Blog Hakkında Her Şey ve Blog Tasarımları” adlı makalede blog nedir ve nerelerde kullanılır, bu konuda yeterli bilgileri sizlerle paylaştım. Eğer blog hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz yukardaki linke tıklayarak yazıyı okuyabilirsiniz. Yazıyı okuduğunuzu ve artık blog ne demek öğrendiğinizi farz ediyorum ve şimdiki konumuza geçiyorum. Blog ne demek öğrendik ve WordPress’ten blogumuzu da aldık ve yazılarımızı yazmaya başladık; fakat bir eksiklik var! Peki nedir bu eksiklik, tabiki tasarım:) Standart blog tasarımları gerçketen berbat denecek kadar kötüdür. WordPress tasarım konusunda biraz daha iyi durumda; fakat standart tasarımları herkes kullandığı için sizi pek tatmin etmeyebilir. Bu yüzden kendize özgün tasarım olsun isteyebilirsiniz. Örneğin yukardaki mavi tonlu resimdeki site bir blog sitesidir ve çok güzel ve özgün bir tasarıma sahiptir.

Şimdi size incelemeniz için bir link adresi veriyorum ve bu linke giderek, özgün ve kendi çapında ödül almış blog tasarımlarını inceleyebilirsiniz. Her zaman ki gibi smashing magazine farkıyla bu tasarımlara ulaşabilirsiniz. 45 özgün blog tasarımına ulaşmak için bu linke tıklayınız. Bu linke tıkladığınızda karşınıza bir sayfa çıkacak ve sayfada yukardaki resme benzer resimler göreceksiniz. Resimlerin üzerine tıklayarak sitelere gidebilir ve tasarımları inceleyebilirsiniz. Rss yayınını nasıl tasarlamışlar. Sayfa linklerini nasıl vermişler daha ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz. Farzedelim ki bu siteleri incelediniz ve çok hoşunuza gitti. Aynı bu tasarımlar gibi siteler yapmak istiyorsunuz ya da blogunuzu bu tasarımlara benzetmek istiyorsunuz.

O zaman kemerlerinizi bağlayın ve Css öğrenmeye başlıyoruz. Bu kadar özgün ve güzel siteler yapmak için kesinlikle Css bilmeniz gerekiyor ve internetten araştırarak Css öğrenebilirsiniz. Css çok zor bir kodlama mantığı değildir. İyi bir şekilde çalışarak 15 günde harika bir Css tasarımcısı olabilirsiniz. Daha sonra WordPress.com’dan bir blog sahibi olduysanız, yükseltmelere tıklayarak yıllık 15 $ karşılığı css özelliğini satın alabilir ve daha sonra site kodlarıyla oynayarak kendinize özgün siteler tasarlayabilirsiniz.

Kesinlikle gözünüz korkmasın; çünkü evde kendi başınıza çalışarak Css kodlaması yapabilir ve sitenizi çok güzel bir hale getirebilirsiniz. Sadece biraz fazla çalışmanız gerekmektedir.
Css hakkında bilgi edinmek için Bu Linke Tıklarayarak Css bilgisi alabilirsiniz ve Css dünyasına bir adım atabilirsiniz. Bir yazıyı daha bitirdik ve umarım sizi yeterince bilgilendirdim:)

Önerdiğim Yazı : Css Kodlama ve Kendi Tasarımınıza Başlama