Interaktif Fotoğraf Siteleri : Flickr ve diğerleri : Online Photo Edit

Merhaba, bu yazımda internetin hızlanması ve gelişmesiyle karşımıza bir anda çıkan profesyonel fotoğraf yayınlama ve fotoğraf düzenleme sitelerinden bahsedeceğim.

Bildiğiniz gibi 2000 yılından sonra internet ve bilgisayar dünyasında inanılmaz gelişmeler yaşandı. 2000 yılından önce internet dünyasında çok fazla site yoktu ve mevcut siteler, genelde ya haber sitesi; ya da çeşitli kurumlara ait, kötü imajlarla desteklenmiş ve sadece yazılardan oluşan basit sitelerdi. Fakat ne olduysa 2000’li yıllardan sonra oldu. İnternet’in hızlanması ve ADSL teknolojisinin gelişmesi ve buna paralel olarak bilgisayar teknolojisinin çok gelişmesi ile dijital dünyada akıl almaz bir patlama yaşandı. İnternet, Bilgisayar Donanım ve Bilgisayar Yazılımlarının çok gelişmesiyle bu inanılmaz üçlü birbirine yakınlaştı ve ortaya mucizeler çıkmaya başladı. Bu mucizenin ilk adı 2004 yılında bir basın toplantısıyla duyrulan Web 2.0 teknolojisiydi. Peki nedir bu Web 2.0 diye merak edeceksiniz; ama burda Web 2.0’ye girmek istemiyorum.

Web 2.0’ı kısaca açıklamak için:  interaktif ve hızlı, kullanıcının da sitenin bir parçası olan ve karşılıklı etkileşimli Web trendi olduğunu söyleyebiliriz. Web 2.0 trendini takip eden ve bu şekilde kurulan fotoğraf sitelerinin başında Flickr.com geliyor. Flickr sessiz sedasız internet alemine girdi ve adından fotoğrafçılık alanında en çok söz ettiren bir sitedir. Amatör ve profesyonel fotoğrafçıların buluştuğu ve çektiği fotoğrafları yayınladığı bir sitedir. Siteye girip kullanıcı olduktan sonra, fotoğraflarınızı yükleyebilir ve flash slide show şeklinde izleyebilir ve site kullanıcıları da fotoğraflarınızı hem normal şekilde; hemde slide show şeklinde izleyebilirler. Flickr’ın database’inde milyonlarla ifade edilebilecek bir fotoğraf arşivi vardır ve bütün dünyadan kullanıcılar tarafından her türlü fotoğraf yüklenmektedir. Siteye girdikten sonra CREATE NEW ACCOUNT seçeneğine tıklayarak yeni kullanıcı olabilirsiniz ve kullanıcı olduktan sonra bilgisayarınızdan ya da cep telefonunuzdan Flickr’a çektiğiniz fotoğrafları yükleyebilirsiniz. Örneğin Nokia N95 8 GB modelinde, çektiğiniz fotoğrafı Wap veya Wifi aracılığıyla direk Flickr’a atabilme ya da diğer blog siteleriyle paylaşma özelliği vardır. Siteye üye olmadan da fotoğrafları SEARCH bölümünden arayabilir ve istediğiniz fotoğrafı bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Yukarda Flickr’ın ekran görüntüsünü görüyorsunuz. Siteye girdiğinizde karşınıza bu şekilde seçenek çıkacaktır. Search bölümünden arama yapabilirsiniz ve Create New Account seçeneğine tıklayarak siteye üye olabilir ve fotoğraflarınızı yükleyebilirsiniz.

İkinci fotoğraf sitemiz ise photobucket.com dur. Bu site de aynı Flickr gibi profesyonel ve amatör fotoğrafcılıkla uğraşanların buluştuğu adrestir. Site database’inde milyonlarca fotoğraf vardır ve SEARCH bölümünden arama yaparak bu resimlere ulaşabilirsiniz.

Üçüncü fotoğraf sitemiz ise magtoo dur. Panaromik fotoğraflar hazırlayabilir ve sitede bulunan resim ve fotoğraflardan yararlanabilirsiniz.

Gelelim bu fotoğrafları düzenleme işine. Bildiğiniz gibi fotoğraf düzenleme işinde Photoshop üzerine başka bir program hala yok; fakat yavaş yavaş online fotoğraf düzenleme araçları ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de : Sumopaint dir. Sumopaint sitesine girdikten sonra, yandaki resimde gördğünüz gibi, Open Sumopaint In New Window yani : Sumopaint’i yeni bir pencere de aç seçeneğine tıklayın. Karşınıza yeni bir pencere gelecektir. Eğer tıkladığınız halde pencere açılmadıysa, İnternet browser’ınızın Pop-up yani açılan pencereleri engellediğinden dolayı açılmadığını söyleyebiliriz. İnternet Tarayıcınızın engellemesini kaldırın ve tekrar tıkladıktan sonra karşınıza aşağıdaki resimde gördüğünüz bir pencere gelecektir. Eğer daha önce Photoshop tarzı grafik programlar kullandıysanız bu arayüz size çok tanıdık gelecektir. Aynı diğer fotoğraf düzenleme programlarında olduğu gibi, file, edit ve bunun gibi dosya seçenekleri vardır. Bu seçeneklere tıklayarak bilgisayarınızda bulunan resimleri buraya atabilirsiniz ve daha sonra bu resimler üzerinde online olarak düzenleme yapabilirsiniz. Böylelikle bilgisayarınıza Photoshop kurmanız ya da ücretli almanız gerekmeyecektir. Gelecekte bütün programlar online çalışacaktır. Bu konuyu bir başka yazıda daha derinlemesine işleyeceğim. Diğer online fotoğraf düzenleme sitelerinden bazıları ise : www.dumpr.net ve Funstudio’dur.

Evet bir yazıyı daha bitirdik ve umarım size yardımcı olmuşumdur. Lütfen yazı hakkındaki düşüncelerinizi benimle paylaşın. Yazılara gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler…

Reklamlar

Vista Korkuları 2

Bu bölümde Vista’nın yazılım yönünü inceleyeceğiz. Vista’ya uyumlu yazılımlar ve oyunlara göz atacağız. Yine, Linux sever arkadaşlara birazcık yükleneceğim:)

Kimse alınmasın ama Vista yine işletim sisteminde lider bir konuma sahip. Örneğin Photoshop CS3 gibi programları yüklemede ve kullanmada Linux‘te problem yaşayabiliyorsunuz, bu bir gerçek kimse alınmasın:) Tabiki Vista da yeni bir işletim sistemi olduğu için bazı yazılımlarda problem yaşıyorsunuz. Bu yazımızda, Vista da çalışmayan ve problem çıkartan yazılımlardan bahsedeceğiz ve donanım alırken daha dikkatli olacaksınız. Tabiki asıl amacımız Vista’yı savunmak falan değil. Benim bu sitede temel amacım tüketiciyi bilinçlendirmek ve onlara bir yol çizmek. Örneğin bu yazıları okuduktan sonra daha mantıklı kararlar verebileceksiniz. Öncelikle bazı konuları aydınlatalım. İşletim sistemlerinde güvenlik çok önemlidir ama yüzde yüz güvenli işletim sistemi de yoktur. Linux’te de açık olabilir; aynı zaman da Vista da açık bulabilirsiniz. Hiçbir zaman da %100 güvenlik sağlayamazsınız. Güvenlik konusunu İşletim sistemlerindeAdobe Photoshop CS2 ve son çıkan CS3 Extended sürümlerini desteklemektedir ve hiçbir sorun çıkarmaz. Yine aynı şekilde Fireworks ve Adobe Illustrator CS2 ve CS3 sürümlerini destekler. Hiçbir sorun yaşamazsınız ve rahatlıkla bu programları yükleyebilirsiniz. Yalnız Web tasarım programlarından Dreamweaver 8‘de problem çıkarmaktadır. Dreamweaver açılırken anında kapanmaktadır ve File Open yaparak dosya açtığınızda bir anda program kapanmaktadır. Bu durumda dikkat etmek gerekir; çünkü önemli dosyalarınızı kaybedebilirsiniz. Ama canınızı sıkmanıza gerek yok Dreamweaver CS3 çıktı ve hiçbir problem çıkarmadan Vista’da çalışmaktadır. Ayrıca Flash CS3ü de yükleyebilirsiniz ve sorunsuz kullanabilirsiniz. Web tasarım Programlarından bir diğeri ise Aptanadır ve ücretsiz bir yazılımdır. Yazılım bölümünde bu tarz programları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Özetlemek gerekirse yeni çıkan grafik ve web tasarım programlarını, Vista üzerinde rahatlıkla kullanabilirsiniz. Office 2007 döküman uygulamalarını da rahatlıkla yükleyip kullanabilirsiniz. Tabiki Vista Office 2003’e de uyumludur. Acdsee gibi resim görüntüleme programlarının da yeni sürümleri çıkmıştır ve Vistaya uyumludur. Kısaca özetlemek gerekirse, önemli ve popüler bütün programların Vista uyumlu sürümleri çıkmıştır ve internetten bulup yükleyebilirsiniz. Antivirüs programları’nın da Vista’ya uyumlu sürümleri çıkmıştır. İlerde Antivirüs programlarını ayrıntılı inceleyeceğiz. Vista’ya uyumlu bazı programlar: Norton 360 ve Internet Security, Nod32, Kaspersky, McAfee, ZoneAlarm, Avast gibi… Tabi bu Antivirüs programlarından bazıları çok hızlı çalışmaktadır ve sisteminizi yavaşlatmaz. Bu tarz programları da yazılım inceleme adı altında antivirüs programlarını inceleyeceğiz. Şimdi bahsedeceğimiz programlar ise programlama ve database programlarıdır. Sql Server‘dan başlayalım. Sql Server 2000 Vista’da problem çıkarmaktadır, ama Sql Server 2005 problemsiz çalışmaktadır. Fakat Sql Server yüklendikten sonra ilk çalıştığında hata mesajı verir ve SP1 paketlerini yüklemenizi ister. SP1 ve Sp2 paketlerini yükledikten sonra problemsiz çalışır. Bu paketler Vista’nın değil Sql’in SP paketleridir. Aynı şekide Visual Studio 2005‘te Sp1 paketi istemektedir. Bilmeyenler için söyleyelim Visual Studio, C# ve Asp.net tarzı programları barındıran platformdur. Diğer bir Programlama platformu da JAVA‘dır. Java ve Javascript’in son sürümleri Vista’ya uyumludur. Oyunlara gelince www.thinktechno.com sitesinden Vista uyumlu oyunların listesini görebilirsiniz. Konumuzu kısaca özetleyelim: Bütün programlar Vista’ya uyumlu sürümlerini çıkarmışlardır ve bu programlar sorunsuz çalışmaktadır. Donanım alırken, yani Webcam veya yazıcı alırken driver’ları Vista’yı destekliyor mu, çok dikkat etmelisiniz. Eğer Vista’yı Cd’deki driver desteklemiyorsa, satıcının internet sitesine bakabilirsiniz. Önemli deneyim: Microsoft kablosuz klavye seti aldım ve cd’deki driver Vista’yı desteklemedi; fakat sitesinden Vista uyumlu driver’i buldum ve yükledim. Problemsiz klavye çalıştı; fakat, bir de olumsuz örnek: FLY marka Webcam arkadaşım hediye etti ve Vista’ya uygun driver’ı bulamadım ve markanın doğru dürüst bir sitesi dahi yoktu. O yüzden çok dikkatli olmalısınız. Umarım bu yazı size yardımcı olmuştur. Eğer bu yazının size faydalı olduğunu düşünüyorsanız; harcanılan emek için reklamlara tıklayınız… Teşekkürler… güvenlik konusu başlığı altında ileri zamanlarda inceleyeceğiz. Şimdi Vista uyumlu yazılımlardan başlayalım. Öncelikle Grafik programlarından başlamak istiyorum. Vista,

Vista Korkuları 1

Merhaba bu yazımda size Vista hakkında yararlı bilgiler vereceğim ve bu yazıdan sonra Vista’ya terfi edeceksiniz!

Vista çıktı çıkacak derken, yanında da bir sürü tartışmayla hayatımıza girdi. Açık kaynak(Linux) kullananlar veya sevenler her zaman Vista’ya yan gözle baktılar, Mac OSPhotoshop Cs3 gibi grafik programlarını ve Sql server tarzı ileri düzey programları yükledim ve çalıştırdım. Yukarda belirttiğim sistemde çok hızlı çalıştırdım ve hiçbir aksama yaşamadım. Diğer kurduğum donanım ise ddr800 amd anakart, 1gb ddr 800 ram ve amd 6000+ işlemciyle, benim şu an kullandığım bilgisayar ve 2GB ram daha satın aldım ve onu da takınca uçacak. Tabiki bu biraz daha performans pc oluyor ama ram 1gb oldugu halde gayet iyi bir performans sergiledi. Özetlemek Gerekirse 1gb ram, normal bir, çift çekirdek işlemci ve uygun bir ekran kartıyla vistayı korkmadan kullanabilirsiniz. Bütün vista uyumlu programları da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Unutmadan söyleyim donanım fiyatları çok uygun durumda ve vista’yı rahatlıkla çalıştıracak bir pc’yi çok uygun fiyatlarla toplayabilirsiniz. Örneğin Amd tabanlı ekran kartları ve anakartları da çok ucuzladı. Aynı zamanda tabiki Intel de fiyat indirimine gitti. Seçim sizin Amd veya Intel hiç fark etmez. Sadece sizin ne iş yapacağınıza karar vermeniz ve bilgisayarı nasıl kullanacaksınız onu belirlemeniz gerekmektedir. Örneğin evde normal işlerde kullanacaksanız: yani dvd izlemek, müzik dinlemek internete girmek, yazı yazmak gibi. O zaman normal bir sistem 1GB ram’le çok rahat işinizi görür. Hatta ben şu an 1GB ram kullandığım halde zorlanmadan Photoshop ve bunun gibi zor çalışan ve güçlü konfigürasyon gerektiren programları çalıştırıyorum. Eğer bilgisayar toplamak ve ayrıntılı bilgi almak isterseniz msonerg@hotmail.com msn adresinden bana ulaşabilirsiniz… platformunu kullananlar da Vista’da hep açık aradı. Unutmadan şunu da belirtelim: Vista ilk 8 haftada 20 milyon satmış:). Linux’cüler almış mıdır merak ediyorum. Vista’yı sevmeyenler, onun güvenli olmadığından ve devamlı çöktüğünden ve hata verdiğinden bahsettiler. Bazıları ise çok ağır çalıştığı ve hiç performans göstermediğinden ve çok yüksek donanım gereksinimleri istediğini söylediler. Peki gerçek ne? Vista’nın hemen hemen tüm sürümlerini kullandım ve test ettim. Bunun yanında tabiki linux ve Mac OS’yi de kullandım ve bilgi sahibiyim. Tabiki her işletim sisteminin kendine göre avantajları ve dezavantajları var. Önemli olan sizin işinizi görüyor mu? Bu yazımda Vista’nın donanımsal yönünden bahsedeceğim. Vista’ya geçecek olanlar da bu yazıyla birlikte korkmadan vista sahibi olabilecekler. Yok ben para vermeden denemek istiyorum diyorsanız, tabiki 30günlük deneme sürümünü yükleyebilirsiniz. Aynı zamanda da Vista’nın da kırıldığını ve kırık Vista’nın da gayet güzel çalıştığını, hatta bu sürümünün Ultimate olduğunu söylersem bana darılmayın:) Neyse şimdi konumuzu dağıtmayalım, bu bölümde Vista’nın donanımsal yönünü inceleyeceğiz. Vista donanım olarak öyle abartıldığı gibi bir sistem istemiyor, ben vista business ve ultimate sürümlerini amd 4600+ x2 ve 2GB DDR-400 ram ve Agp 256 ekran kartına kurdum ve çok performanslı çalıştığını gördüm. Hiçbir sorun yoktu. Normalde çok ağır çalışan Photoshop Cs3 gibi grafik programlarını ve Sql server tarzı ileri düzey programları yükledim ve çalıştırdım. Yukarda belirttiğim sistemde çok hızlı çalıştırdım ve hiçbir aksama yaşamadım. Diğer kurduğum donanım ise ddr800 amd anakart, 1gb ddr 800 ram ve amd 6000+ işlemciyle, benim şu an kullandığım bilgisayar ve 2GB ram daha satın aldım ve onu da takınca uçacak. Tabiki bu biraz daha performans pc oluyor ama ram 1gb oldugu halde gayet iyi bir performans sergiledi. Özetlemek Gerekirse 1gb ram, normal bir, çift çekirdek işlemci ve uygun bir ekran kartıyla vistayı korkmadan kullanabilirsiniz. Bütün vista uyumlu programları da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Unutmadan söyleyim donanım fiyatları çok uygun durumda ve vista’yı rahatlıkla çalıştıracak bir pc’yi çok uygun fiyatlarla toplayabilirsiniz. Örneğin Amd tabanlı ekran kartları ve anakartları da çok ucuzladı. Aynı zamanda tabiki Intel de fiyat indirimine gitti. Seçim sizin Amd veya Intel hiç fark etmez. Sadece sizin ne iş yapacağınıza karar vermeniz ve bilgisayarı nasıl kullanacaksınız onu belirlemeniz gerekmektedir. Örneğin evde normal işlerde kullanacaksanız: yani dvd izlemek, müzik dinlemek internete girmek, yazı yazmak gibi. O zaman normal bir sistem 1GB ram’le çok rahat işinizi görür. Hatta ben şu an 1GB ram kullandığım halde zorlanmadan Photoshop ve bunun gibi zor çalışan ve güçlü konfigürasyon gerektiren programları çalıştırıyorum. Eğer bilgisayar toplamak ve ayrıntılı bilgi almak isterseniz msonerg@hotmail.com msn adresinden bana ulaşabilirsiniz…

Siz Hala Annenizin Browser’ını mı Kullanıyorsunuz?

Merhaba bu yazımda İnternetin hızla yükselen yıldızı Firefox’dan bahsedeceğim ve bu makaleyi okuduktan sonra, söz konusu İnternet Tarayıcıyı göz ardı etmemeniz gerektiğini göreceksiniz.
İnternetin gelişmesiyle ve hızlanmasıyla Browserlarda çok önemli ve hatta vazgeçilmez araçlar oldu. Büyük firmalar artık savaşları internet meydanlarında vermeye başladılar ve bunun adı da artık 3. Dünya savaşları değil, 3. Dünya Browser Savaşları oldu. En azından biz böyle diyebiliriz; çünkü browserlar hem şirketlere çok büyük prestijler kazandırıyor; hem de çok fazla para… Peki biz son kullanıcı olarak hangi “Browser“ı kullanmalıyız? İşte en can alıcı soru bu..! Piyasada çok fazla browser var ve siz hangisini kullanacağınızı bilmiyorsanız, işte size yol haritası. Öncelikle popüler olan browserlardan başlayalım. Internet Explorer(hala lider), Mozilla Firefox(Internet Explorer’ın en tehlikeli rakibi), Opera(bu ikisinin rakibi), Avant Browswer ve son olarak da geçenlerde Titanik gibi büyük bir sükseyle çıkan ve Titanik gibi buzdağına doğru yol alan Apple’ın browser’ı Safari. Bu browser’a haksızlık etmiyorum; fakat çok büyük bir reklamla çıktı ve 1 milyonun üzerinde kullanıcı tarafından download(indirildi) edildi. İndirildi de ne oldu: Aynı Titanik gibi buzdağına çarptı. Peki bu buzdağı ne merak ediyor musunuz: evet yüzünüzde bi gülümseme oluştu. Tabiki Vista:)) Bende reklamlara bakıp indirdim ve Vista’ya kurdum. Tabiki Vista’ya çarptı ve battı; çünkü çok fazla hata vardı. Hangi uygulamayı çalıştırsam aniden kapandı yani Bugs(hatalar)la dolu. Belki ilerde düzeltecekler ; fakat bana, bu baya zaman alacak gibi geliyor. Görüntüsüne gelince, Arayüzü aynı Ipod’ların müzik yükleme programı ITunes gibi, ve fazla da opsiyon içermiyor. Sade ve şık bir görünümü var, hataları görmezsek. Resimde tarayıcının çeşitli durumlarda performansını ve diğer browser’larla karşılaştırılmasını görüyorsunuz. Bunları inceleyip kararınızı daha kolay verebilirsiniz. Şimdi gelelim bir browser’ı tercih edilir kılan etkenlere. Bu etkenleri şöyle sıralayabiliriz: 1. Html performans 2. Güvenlik 3. JavaScript uyumluluğu 4. Uygulamaları çalıştırma becerisi. Aslında hepsi de bunların önemli faktörler, sıralama sadece sizin daha iyi anlamanız için. Browser’larda bir de Dom desteği ve Css desteği gibi etkenler var fakat bunlar son kullanıcıyı değil; daha çok programcıları ilgilendirdiği için çok az yer vereceğiz. Internet Explorer‘dan başlayalım. İnternet dünyasında %70 oranda kullanıldığını farz ettiğimiz browser. Uygulamaları ve siteleri sorunsuz çalıştırıyor ve javascript kodlarını da en iyi çalıştıran browser; fakat güvenlik açısından net bir şey söylemek mümkün değil. Phishing(yani zararlı içerikten koruma) özelliği var; fakat %100 güvenli bir browser yok. Aslında güvenlik biraz da size bağlı, girdiğiniz sitelere dikkat etmelisiniz. Peki hangi sitenin ne kadar güvenli ya da güvensiz olduğunu nerden bileceğim derseniz, işte size çare: WoT. Peki bu Wot nedir? 2. browser’ımızı tanıtmaya başlayalım ve Wot’u burda inceleyelim. Firefox, yani sağ tarafta da Firefox yükle linkini görüyorsunuz. Boşuna koymadık bu linki buraya; hem birazcık para kazanalım; hemde bu popüler browser’ı yükleyin diye koyduk. Neyse nedir bu firefox? Firefox, Mozilla Foundation(derneği) tarafından geliştirilen ve açık kaynak kod yazan programcıların katkılarıyla gittikçe büyüyen bir browser ailesi. Firefox, en güvenli browser olarak tanıtılıyor ve gerçekten de öyle. Firefox’un reklamını yaptığımı sanmayın; çünkü şu anda güvenlik ve uygulamada ödül alan tek browser. Peki neden bu kadar popüler. Öncelikle, binlerce kullanıcı Firefox için güvenlik eklentisi kodluyor. Bu eklentileri görmek için; www.mozilla.com bu linke tıklayarak gidebilirsiniz. Yukarda size Wot’tan bahsetmiştim, resimde de ekran alıntısı görüyorsunuz, Warez Download yazan adres turuncu ile gösterilmiş. Bunun anlamı: bu site tehlike içeriyor; yani kişisel bilgilerinizi ve gezdiğiniz siteleri; hatta şifrelerinize kadar ele geçirebilir. Eğer, bu renk Kırmızı olursa, site çok tehlikeli yanaşmayın demek. YeşilWOT gibi yazılımlar kullanarak hangi sitelerin güvenli olduğunu görebilirsiniz ve güvensiz bir siteye girdiğinizde Wot sizi uyarır. Ayrıca, sizin kimliğinizi gizleyen diğer yazılımları da Firefox sayfasından eklenti olarak yükleyebilir ve kimliğinizi gizleyebilirsiniz. Hatta geçmişinizi silen ve gizleyen, ve sizin girdiğiniz şifreleri, karşı tarafa başka bir şifreleme yöntemiyle yollayan yazılımlar var. Bunların hepsi bir araya geldiğinde Firefox, browser dünyasının Abraham Tankı(Abrahamlar savaş meydanlarının en korkutucu makineleridir.) Diğer Browserlardan Opera ve Avast’tan fazla söz etmeyeceğim; çünkü onlar da standart browser’dır. İstediğiniz browserı alıp yükleyebilirsiniz; fakat binlerce eklentisi olan, hem güvenlik, hem görsellik; hem de çok hızlı olan bir browser varken, diğerlerinden söz etmeye fazla gerek yok. Firefox’un görselliğini de özelleştirebilirsiniz. Resimlerde gördüğünüz gibi… olursa, güvenli demek; fakat siz yine de tedbirli olun. Bu program database’ne güvenli siteleri kaydediyor ve kullanıcıların da yardımlarıyle, güvenli olmayan siteleri belirliyor. Özetler siteler sizi gözetliyor. Peki bunu nasıl yapıyorlar. Aslında bu konu uzun bir konu ve browserlarda güvenlik olarak ele alacağız; fakat kısaca özetleyim. Kullandığınız browserlar sizin bütün bilgilerinizi history ve kernel’e kayıt ediyor ve gittiğiniz siteler de, bu dosyaları ele geçirerek sizin nereleri gezdiğinizi ve kayıtlı bütün bilgilerinizi görüyorlar:)) Ne kadar üzücü değil mi? İşte WOT gibi yazılımlar kullanarak hangi sitelerin güvenli olduğunu görebilirsiniz ve güvensiz bir siteye girdiğinizde Wot sizi uyarır. Ayrıca, sizin kimliğinizi gizleyen diğer yazılımları da Firefox sayfasından eklenti olarak yükleyebilir ve kimliğinizi gizleyebilirsiniz. Hatta geçmişinizi silen ve gizleyen, ve sizin girdiğiniz şifreleri, karşı tarafa başka bir şifreleme yöntemiyle yollayan yazılımlar var. Bunların hepsi bir araya geldiğinde Firefox, browser dünyasının Abraham Tankı(Abrahamlar savaş meydanlarının en korkutucu makineleridir.) Diğer Browserlardan Opera ve Avast’tan fazla söz etmeyeceğim; çünkü onlar da standart browser’dır. İstediğiniz browserı alıp yükleyebilirsiniz; fakat binlerce eklentisi olan, hem güvenlik, hem görsellik; hem de çok hızlı olan bir browser varken, diğerlerinden söz etmeye fazla gerek yok. Firefox’un görselliğini de özelleştirebilirsiniz. Resimlerde gördüğünüz gibi…

Geleceğin Teknolojisi Rss Nedir..!

Rss Video İzle
Bir blog yazımla yine sizinleyim. Öncelikle yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkürler. Bu yazımda  RSS ne olduğu ve ne işe yaradığından ve Rss teknolojisini nasıl kullanacağımızdan bahsedeceğim. Bu yazıyı okuduktan sonra RSS hakkında bilgi sahibi olacaksınız ve bu basit ama etkili teknolojiden asla vazgeçemeyeceksiniz, o zaman hazır mısınız, here we go…

Rss Nedir?

Rss’nin açılımı : Really Simple Syndication’dır. Yani türkçe olarak açıklamak gerekirse: “Çok Basit Senkronizasyon’dur”. Aslında yazdığımız türkçe kelime karşılığı tartışılır; fakat özetle bu anlama gelmektedir. Rss’nin ne demek olduğunu ve neden böyle bir teknolojiye ihtiyacımız olduğunu şöyle açıklamak istiyorum: Bildiğiniz gibi internet şu an çok hızlı bir düzeye geldi, geçmişte en basit bir sayfanın açılması bile dakikalarca sürebiliyordu; fakat ADSL teknolojisinin hayatımıza girmesiyle şu an 1dk içinde binlerce sayfayı açabiliriz. Ayrıca internet’in gelişmesiyle aynı şekilde milyonlarca Web Sitesi’de internet dünyasında yer almaya başladı ve bu siteleri takip etmek ve akılda tutmak çok zor bir hale geldi. İstediğiniz bilgilere ulaşmak için de bütün bu siteler arasında dolaşmak ve aradığınız bilgiyi bulmak da çok büyük bir zahmet haline geldi. Şimdi örneği sizin üzerinizden verelim. Diyelim ki siz çok iyi bir okuyucusunuz ve edebiyat, teknoloji, sanat, popüler haberler, magazin, karikatür, hikaye, güncel, dünya, belgesel vb birçok içerikle ilgileniyorsunuz ve bu haberleri yayınlayan yaklaşık 5.000’e yakın site var. Bütün bu sitelerin haberlerini okumak, köşe yazarlarına bakmak çok büyük bir yük olsa gerek. Ayrıca, hoşlandığınız içerikleri okusanız bile, diğer gün yeni ne içerik var, öğrenmek için yüzlerce site gezmeniz gerekiyor.

İşte RSS burda devreye girerek sizi büyük bir yükten kurtarıyor. RSS yayını yapan ve sizin devamlı takip ettiğiniz sitelerde, yukarda görülen turuncu resim veya RSS yazan logolar bulunuyor. Bu logolara tıklayarak RSS kısayolunu RSS programına kopyalıyorsunuz; ya da size RSS hizmeti sunan GOOGLE READER RSS özelliğini kullanarak bu siteleri takip edebiliyorsunuz. Ayrıca Firefox internet browser’da da RSS okumaya yarayan eklentiler var. Bu eklentileri Firefox tarayıcınıza yükleyerek kullanabilirsiniz. Ayrıca Microsoft Office Outlook’da RSS yayınlarını takip edebiliyor. Aynı E-Mail yollarken ya da alırken yaptığınız gibi Gönder-Al yapıyorsunuz ve kaydettiğiniz sitelerde yeni olan içeriği direk Microsoft Outlook’a resimleriyle birlikte indiriyor. Microsoft Outlook’u açtıktan sonra, web sitesindeki turuncu RSS logosuna tıklarsanız direk Outlook’a o linki kayıt ediyor ve daha sonra Gönder-Al yaptıkça da sitenin yayınlarını Outlook’da görebiliyorsunuz. Bu sayede tek tek siteleri gezmeniz gerekmiyor ve sizin istediğiniz içerikler direk bilgisayarınıza iniyor ve siz sadece yenilikleri takip ediyorsunuz.

Nasıl Kullanırız?

RSS’nin ne olduğundan ve nasıl kullanacağımızdan biraz bahsettik; fakat şimdi tam anlamıyla nasıl kullanacağımızı şimdi anlatalım. Örnek olarak bu siteyi vermek istiyorum. Bu sitede RSS yayını vardır ve iki türlü RSS yayınını sayfanın sağ tarafından görebilirsiniz. RSS Entries: yani benim yayınladığım yazılar ve RSS Comments, bu da yazdığım yazılara yapılan yorumlardır. Siz bu logoların üzerine tıkladığınızda, eğer bilgisayarınızda Microsoft Outlook 2007 varsa direk RSS linkini Outlook’a kaydedecektir ve işlem tamamlanacaktır; fakat bilgisayarınızda Microsoft Outlook yoksa, Google Reader kullanarak bu linki oraya kopyalayıp ekleyebilirsiniz. Google Reader adresine bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz : Google Reader Ayrıca RSS takip eden çeşitli programlar da var. Bu programları Google’dan arayarak bulabilirsiniz. Daha ayrıntılı bilgiye şu siteyi okuyarak ulaşabilirsiniz : rssnedir.com . Video olarak Rss’nin ne olduğunu öğrenmek isterseniz de şu siteye göz atabilirsiniz : Video Rss için www.donanimhaber.com . Tabiki, internet dünyasının bir numaralı ansiklopedisi wikipedia’dan da RSS hakkında bilgiye, bu linke wikirss tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sonuç..!

Yukardaki yazımda fazla teknik detaya girmeden Rss teknolojisini açıklamaya çalıştım. Rss XML altyapısını kullanan ve her türlü elektronik cihazla takip edilebilecek bir teknolojidir. İstediğiniz site içeriğini Nokia N95, Apple Iphone ve diğer PDA cihazlarından şu anda takip edebilirsiniz. Günümüzde bu tür cihazları kullanarak Rss yayınlarını telefonlarınıza ve Pda’lerinize indirebilirsiniz,  ve benim blog’umu da bu cizahlar aracılığıyla takip edebilirsiniz. Özetlemek gerekirse; Rss hayatınızı çok kolaylaştıracak bir teknolojidir ve internetten kullanıcıya doğru giden bilgi akışını sizin lehinize çevirecektir. Bu sayede yararsız ve size meşgul eden gereksiz bilgi akışından kurtulacaksınız.

Eleman alırken hedefi 12’den vurmak…

Merhaba bu makalemde şirketlerin doğru eleman seçmede neden problem yaşadıkları üzerinde duracağım ve firmalar için de geliştirdiğim yeni bir yöntemi burda paylaşacağım. Bu yöntemin adı YODETE yani yapay ortamda doğru elemanı test etme sistemi.

Bu sistemi anlatmadan önce firmaların neden doğru eleman seçemediğini ya da eleman seçerken neden hata yaptıklarını örneklerle de destekleyerek anlatmak istiyorum. Firmalar eleman seçerken yüzde 99 oranında klasik seçme sistemini kullanıyor. Bu sistem iki şekilde işliyor: 1. sistemde firma bünyesinde çalışan insan kaynakları uzmanı kariyer ya da yenibiriş tarzı sitelere ilan veriyor ya da bu sitelerde bulunan CV’leri belirli kelimelere göre arıyor ve karşısına çıkan ilk elemanları seçiyor. Eğer CV başvurusu yapıldıysa bu CV’leri tek tek inceliyor ve CV’deki bilgilere göre, seçilecek elemanın doğru eleman olup olmadığına karar veriyor.

2. sistemi açıklamak gerekirse; firmalar çeşitli insan kaynakları firmalarının önerdiği elemanlarla görüşme yapıyor ve onların arasından istediği elemanı seçiyor.

Ne yazık ki bu iki sistemin de eleman seçmek için yeterli bir sistem değil. Örnekle açıklamak gerekirse, firmanız için bir web creative tasarımcı ya da web programcı arıyorsunuz ve istedikleriniz şu şekilde : İşe alacağız web tasarımcı admin paneli olan ve dünya standartlarında web 2.0 tasarımına hakim ve siteye rss yayını koymaya ve diğer uygulamaları da yapmaya yetkin olsun istiyorsunuz. Siz elemanı seçerken onun ne kadar deneyimli olduğunu bilmiyorsunuz; ya da ne kadar yetenekli olduğunu bilmiyorsunuz. Sadece 15dk’lık bir görüşme ve tek sayfalık A4 kağıtta yazılanlarla bir karara varıyorsunuz. Karşınızdaki eleman çok yetenekliyken belki ufacık bir ayrıntıdan gelecek vaadeden bir elemanı kaybediyorsunuz ya da yanlış bir elemanı işe alıyorsunuz. Diğer bir problem ise, elemanı işe alan kişinin yapılacak iş konusunda teknik bilgisinin olmaması. Genelde firmalarda yöneticiler ya da insan kaynakları uzmanları iş yükünden dolayı çoğu konuya yeterince ilgili olamıyor; fakat karar alma onların işi olduğu için yanlış kararlar da alabiliyorlar.

Peki doğru eleman seçmek için çözüm ne?

Çözüm çok basit ve ismini kendim geliştirdim: YODETE yani açılımını söylemek gerekirse : Yapay Ortamda Doğru Elemanı Test Etme sistemi. Bu sistem şu şekilde çalışıyor: firma ihtiyaç duyduğu elemanın özelliklerini ve kendisinden istenilen işi ayrıntılı bir şekilde YODETE danışmanlarına anlatıyor. YODETE danışmanları da elemanın hangi niteliklere sahip olması gerektiği hakkında ayrıntılı bir araştırma yapıyor ve ilan yayınlama sürecine giriyor. YODETE tarafından ilan yayınlandıktan sonra, gelen başvurulardan standartları karşılayan adayları iş görüşmesi davetine çağırıyor. Eğer firmaya 2 eleman alınacaksa, YODETE danışmanları 10 elemanı ilk görüşmeye davet ediyor ve ilk görüşmeye gelen adayların yol ve yemek masraflarını karşılıyor. İlk görüşmede adaylara firmada yapılacak iş ayrıntılarıyla anlatılıyor ve bu işe istekliler mi o öğreniliyor ve daha sonra da istekli olan adaylara yapılacak testten bahsediliyor ve ayrıca adaylara bu teste girip girmeme özgürlükleri oldukları da belirtiliyor. Bu testde girmeyi isteyen adaylarlara hazırlanmaları için 1 gün süre veriliyor ve kabul eden adaylar YODESE test odalarına alınıyor.  Örneğin firmanın kurumsal iletişimini sürdürecek bir eleman için çeşitli testler oluşturuluyor ve elemanların telefon görüşmelerindeki performansı, bilgisayar kullanmadaki performansı, ingilizce bilgisi ve diğer gerekli tüm nitelikler işin uzmanları tarafından test ediliyor ve adaylara verdikleri cevaplar ve gösterdikleri performans karşılığında puanlar veriliyor ve önceden de adaylara belirtildiği gibi bu sınavda en başarılı olan adaylar firmaya yönlendiriliyor ve teste giren adaylara, bu personel YODESE tarafından belirttiğiniz iş için yetkindir sertifikası veriliyor. Ayrıca, adaylara YODESE tarafından girdiği testleri içeren bir sertifika veriliyor ve diğer işlerde elemana avantaj sağlıyor.

YODESE sistemi kısaca özetlemek gerekirse nitelikli personeli seçmek için en iyi sistem. Hem firmalar işçi bulmak ve doğru adayı seçme sıkıntısından kurtuluyorlar; hemde gerçekten iş için yetkin personeli işe güvenle almış oluyorlar.

Yodese

Ipod Cool Edition

Merhaba bu yazımda kendi tasarladığım bir reklamımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Ipod Music Edition Reklamı,

Mekan : Ormanlık bir alanın içinde budist görünümlü ev.

Oyuncu : turuncu kıyafet giymiş buda keşişi…

Konu : Sessizlik ve yüksek ses Kontrast

Senaryo : Turuncu kıyafetler giymiş bir budist keşişi, ormanların içinde olan evinin bahçesinde dizlerini bağdaş kurmuş bir şekilde oturmuş ve ellerini ileriye doğru uzatmıştır. Keşişin iki eli de birbirine doğru yakınlaşmış ve avuçiçleri kapalı olarak keşiş yoğunlaşmış ve yoga yapmaktadır. Keşişin saçları da kazınmıştır. Kamera uzaktan keşişe doğru yaklaşmaya başlar ve kamera yaklaşırken sadece kuş sesleri vardır. Etrafta sadece doğa sesi vardır ve keşiş gözlerini kapatmış yoğunlaşmıştır. Kamera yakınlaştıkça arka planda yavaş yavaş rock müziği çalmaya başlar ve kamera keşişe doğru iyice yakınlaştıktan sonra müzik iyice artar ve son noktaya gelir. Kamera keşişin sırt üst kısmından çekmeye başlar ve dirak avuç içlerine odaklanır. Keşişin avuç içlerinde Apple Ipod ya da Iphone vardır. Aynı anda altta slogan belirir:

Slogan : Yoğunlaşmak için kasmanıza gerek yok:)

Dijital Strategy, Blogger, Futurist, Social Media Marketing

%d blogcu bunu beğendi: