Kategori arşivi: Smashing Magazine

Broşür, flyer, föyleriniz ve diğer tasarımlarınız yeterince etkili mi?

Şirketler kendilerini, ürünlerini ve diğer etkinliklerini duyurmak için broşürlere, flyerlara ve föylere ihtiyaç duyarlar ve bu ihtiyaç çerçevesinde materyalleri hazırlamaya koyulurlar. Bu hazırlık evresi genelde plansız ve anlık olur. Fuarlara medya desteği verdiğim için bu alanda örneklerle ilerlemek istiyorum. Yurtdışında bir fuar vardır ve birkaç günde broşürün, afişin hazırlanması gerekir. Ya da pazarlamasını yaptığınız bir fuarın tanıtımını, başka bir fuarda yapmak için, hızlı bir hazırlık evresine girererek broşürleri hazırlarsınız.

Peki acele bir şekilde hazırlanan broşür/afiş ne kadar etkilidir. İnsanlar ellerine tutuşturulan broşürleri okuyorlar mı? Okuyorlarsa bile akıllarında bir şeyler kalıyor mu? Ve en önemli soru: insanlar okuduklarından etkileniyorlar mı? Ben bu konuda çok çekimserim; çünkü okuduğum broşürlerin %80’inden etkilenmiyorum.

Klasik örneklere bir bakalım ve yapılan hataları inceleyelim. Bu hataları gördükçe belki de daha yaratıcı afiş ve broşür hazırlayabiliriz ne dersiniz? Baskılı ve görsel işlerde tasarım ve teknik detaylar çok önemli; fakat bir o kadar tipografi ve renk kullanımı da önemli. Ve en önemlisi ne biliyor musunuz, metinlerin doğru kullanılması, etkileyici cümleler ve ana fikir. Metinleri ne kadar etkili bir şekilde kullanırsanız, insanları daha hızlı etkileyebilirsiniz. Aşağıdaki paragrafta bu fikri destekleyen örnekleri göreceksiniz, bir göz atmakta fayda var diye düşünüyorum.

Broşürde kampanya:) Soldaki resme dikkatli bakalım. Kafanızda ne canlandı? Ben bu resmi arama motorunda bulduğumda biraz güldüm. Benim anlatmak istediğim standartlarda iş çıkaracaklarından biraz kuşkuluyum ve neden böyle düşündüğümü de aşağıda sizinle paylaşacağım broşür örnekleri ve site linkleriyle daha iyi anlatacağımı düşünüyorum.

Bu tarz broşürlerin devri geçti. Daha önce Web 2.0’la ilgili blog yazmıştım, Web 2.0 trendi her şeyi kökten değiştirdi ve şirketlere şu mesajı verdi. Pazarlama faaliyetlerinizde ve kullandığınız bütün araçlarda bütünlük olsun ve bu bütünlüğü sağlarken görselliği, tipografiyi ve diğer unsurları iyi ve etkili bir şekilde kullanmalısınız. Sizde bu kuralı dikkate alarak  materyallerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede vermek istediğiniz mesajları daha doğru ve etkili verebilirsiniz. Şimdi kuralları incelemeye başlayalım.

Renklerin Önemli :
İlk kuralımız renk kuralı : Yazıya başlamadan önce size renk kuralıyla ilgili çok kısa bilgi vermek istiyorum. Daha önce, Marka’da Renk Kuralı konusuyla ilgili yazı yazmıştım. Bu yazıma blogda arama yaparak ulaşabilirsiniz. Renk kuralında önemli olan şudur. Kurumsal renginiz/logo renginiz ve bu renkleri kullanma biçiminiz çok önemlidir. Örnek olarak, Coca Cola logosunda kırmızı rengi kullanır ve bütün materyallerinde de kırmızı rengi ağırlıklı olarak kullanır. Siz hiç Coca Cola’nın mavi rengi baskın kullandığını gördünüz mü? Peki Mavi rengi hangi firma kullanır? Pepsi:) Markada renk kuralına göre 5 temel rengi seçmeniz size avantaj sağlayacaktır ve rakibinizin tam karşıt rengi kullanmanız sizin akılda kalmanız ve farklılaşmanız için çok önemlidir.

Renk kuralına biraz göz atın ve hangi renkler birbiriyle uyumlu, renkler ne anlama geliyor ve retinanın hangi bölgesinde oluşuyorlar gibi çok önemli bilgileri öğrenmeniz, hazırladığınız her materyalde size çok büyük katkı sağlayacaktır. En önemlisi broşür tasarladığınız ürünü yansıtacak renk ne? Kurumsal renklere göre mi hareket edeceksiniz; yoksa herhangi bir renk seçerek mi ilerleyeceksiniz, bu konularda fikir sahibi olacaksınız. Konumuza tekrar dönelim:

Evet herhangi bir çalışmaya başlamadan önce verilmesi gereken en önemli kararlardan birisi renk kararıdır. Benim önerim ürünün rengine uyumlu renkler seçilerek tasarımın yapılması. Örnek olarak aşağıdaki resimlere bir göz atalım. İlk baktığınızda görselin hangi ürün için hazırlandığını tahmin ettiniz mi? Bence evet, görsele bakar bakmaz ne olduğunu anladınız. Peki neden bu kadar hızlı algıladınız? Cevabını vereyim: 1 renk – 2 şekil hatları. Aslında siz daha farkına varmadan beyniniz algılıyor. Süreç nasıl gerçekleşiyor biraz da bundan bahsedelim. Beyniniz, daha önce öğrendiği durumlara göre işlem yaparak olaylar arasında bağlantı kuruyor. Yüzlerce kez kahve gördünüz ve ne renk olduğunu biliyorsunuz, tabi beyniniz de bunun farkında. Aşağıdaki kahve Cuplarını da Starbucks vb. kahve dükkanlarında gördüğünüzden dolayı beyniniz bunun da farkında. İki olay arasında bağlantı kurarak sizi uyarıyor. Bu, Coca Cola şişesini gördüğünüzde aklınıza kırmızı rengin gelmesi veya susamanız gibi bir şey.

Beynimizin böyle bir çalışma şekli var olduğunu biliyoruz artık. O zaman bu çalışma prensibine göre tasarımlarımızı hazırlamalıyız. Ayrıca renk seçiminde ürününüz veya hizmetinizle ilgili bir renk varsa, bu renklerden yararlanmanız kendinizi daha hızlı tanıtmanız için çok etkili olacaktır.

Şekil Kuralı :
2. kuralımız ise şekil kuralı. Görselinizde kullanacağınız şekiller, verdiğiniz hizmet veya ürününüzle ilgili olmalı. Yukarıdaki tasarımda, şekil olarak bir şişe kullansaydık ürünle bütünleşemezdi ve çok anlamsız olurdu. Cupların üzerindeki insan figürlerine dikkat ettiniz mi, şık giyinmiş beyefendi ve hanım efendiler var. Kahve dersek akla ne geliyor:) bence görseller çok uygun, örneğin bu cupların üzerine uzun saçlı rock sanatçıları koysaydık çok mu ilgili olurdu? Ya da bir bira şişesinin üzerine takım elbise giymiş erkek ve bayan görseli uygulasak nasıl dururdu. Bence iyi durmazdı ve ben böyle uyumsuz ve ilgisiz şekilleri kullanmazdım.

Orantı Kuralı :
3. kuralımız orantı kuralı. Materyallerinizde kullandığınız görseller ve uyguladığınız metinlerin boyutu, materyalinizle veya vermek istediğiniz mesajla orantılı olmalı. En önemli mesajlarınızı daha büyük puntolarla, 2. öncelikteki mesajlarınızı da daha küçük puntolarla verebilirsiniz. Bu kural görsellerde de yine aynı şekilde geçerlidir. Yukarıdaki ikea görseline göz atmanızı rica ediyorum. Görseller nasıl kullanılmış ve ne mesaj verilmiş? Biraz düşündükten sonra mesajın gayet açık olduğunu algılıyorsunuz öyle değil mi? Özellikle de ikea logosunu gördükten sonra, bu mesaj daha da netleşiyor. Aşağıdaki görsele baktığımızda en önemli metinler büyük puntolarla ve beyaz renkler kullanılarak yazılmış, koyu renk üzeri açık renkler kullanılarak renk uyumu da sağlanmış ve şekillerle de neyle ilgili olduğu mesajı verilmiş. Şimdi tekrar düşünün, bir görselde kaset, kablo ve toprak zemin görürseniz kafanızda ne canlanır:) Bence burada bir de bira şişesi olsaydı bakan kişinin metinleri okumasına bile gerek kalmayacaktı.

Tipografi Kuralı :
4. kuralımız Tipografi kuralı. Bu kural aslında yukarıdaki görselde çok iyi kullanılmış. Tasarım sadece renkler ve şekillerle, resimlerle yapılmıyor, tipografiyi iyi kullanmak da çok önemli bir unsur. Yukarıdaki görselde tipografiyi muhteşem kullanarak etkili bir çalışma yapılmış. Çok az metinle çok iyi ve etkili mesaj verilmiş. Metinlerin az kullanılması gerektiği materyallerde tipografi ve şekil kurallarını kullanarak etkili çalışmalar ortaya çıkarılabilir.

Grafik Tasarım / Şekil Tasarımı Kuralı :
5. kuralımız materyallerde grafik tasarımın nasıl kullanılması gerektiğini açıklayacağımız grafik tasarım / şekil kuralı. Yazıyı okumadan önce yukarıdaki broşürde tasarlanmış grafiklere bir göz atın. Kullanılan tasarım / şekiller broşüre ne kadar güçlü bir katkı sağlamış öyle değil mi? Evet işte bu yüzden mesajınıza uygun grafiksel şekiller kullanmanız çok önemli. Kullanım amacınız mesaj vermek değilde, sadece görsellik katması için grafiksel hatlar kullanmak istiyorsanız, kullanılacak hatların/çizgilerin broşürünüzün/afişinizin bütünlüğünü ve vermek istediği mesaja negatif etkide bulunmamasına dikkat etmelisiniz.

Metinlerin Kullanımı Kuralı :

6. ve en önemli kuralımız bu diye düşünüyorum. Hazırlayacağınız broşürde kullanacağınız metinlerin anlamlı ve etkili olması gerekiyor. Öncelikle amacınız ne ve broşürü hangi amaçla hazırlıyorsunuz bu çok önemli. Bilgi mi vermek istiyorsunuz? Satışları mı artırmak istiyorsunuz? Yeni bir ürününüzü mü duyurmak istiyorsunuz? Amacınız her ne olursa olsun, broşür veya farklı bir materyal hazırlamadan önce, kullanacağınız metinleri iyi seçmeniz ve okuyucuya ne tür bir mesaj vermek istiyorsanız, önce iyi bir planlama yaptıktan sonra tasarım aşamasına geçmeniz etkili olacaktır.

Önce broşürü hazırlayalım, şurdan bu metni al, oradan da şu grafiği koyalım mantığıyla bir başarı sağlanacağını düşünmüyorum. Ortaya bir iş çıkar ama bu işin ne kadar etkili olacağı kuşkulu! Fazla metin olmadan da tasarımınızla mesajınızı verebilirsiniz. Yukarıdaki görsele bir göz atın, ne gördünüz? Çok fazla metin bulunmuyor; fakat mesajını gayet net vermiş. Peki birde aşağıdaki görsele bir bakın, ne kadar metin var? Nerdeyse hiç yok. Peki vermek istediği bütün mesajı verememiş mi? Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bence mesajı çok açık bir şekilde vermiş.

Özetleme kuralı 🙂

7. kuralımızla konuyu özetleyerek yazıyı bitiriyorum, lütfen biraz daha sabredin:)

Yukarıda yazılan bütün kurallar etkili bir iş çıkarmanız için önemli kurallardır. Mesajınızı vermek için hangi materyali seçerseniz seçin, vermek istediğiniz mesajınız ve amacınız çok önemli. Önce amacınızı net bir şekilde belirlemeniz gerekiyor. Daha sonra mesajı nasıl ve hangi yöntemleri kullanarak vereceksiniz, bu gibi unsurları dikkate alarak hareket etmelisiniz.

Ana mesajınızı ne kadar az metinle verirseniz o kadar akılda kalıcı ve etkili olur. Bir şeyi anlatmak için çok fazla yazı yazmanıza gerek yok. Kimseye bir şey öğretmiyorsunuz, sadece bir ürünü tanıtıyorsunuz veya bir etkinlikten haberdar ediyorsunuz, bu yüzden çok etkili görseller, metinler ve renkler kullanarak da mesajınızı verebilirsiniz.

Aşağıdaki görselleri inceleyin, ana mesajı vermek için yüzlerce yazı mı var,  sizce yeterince açık değil mi? Sadece doğru kullanılan renk, grafiksel öğeler, tipografi ve mesajı doğrudan etkili bir şekilde verme! Sizin de yapmanız gereken bu.

Zaman ayırıp okuduğunuz için çok tşk ederim.

Aşağıdaki linklere tıklayarak çok önemli bilgilere ve örneklere ulaşabilirsiniz.

http://www.deviantart.com/

http://browse.deviantart.com/?qh=&section=&q=brochure

http://www.smashingmagazine.com/2008/06/02/beautiful-and-expressive-packaging-design/

http://bestphotoshoptutorials.net/2009/03/19/40-examples-of-beautiful-typography-in-advertising-design/

http://www.youthedesigner.com/2009/03/25/15-delightful-brochure-designs/

http://www.smashingmagazine.com/2008/06/16/beautiful-brochures-and-booklets/

http://www.smashingmagazine.com/2009/04/21/creative-print-typography-layouts/

http://www.behance.net/Gallery/Effektive-CVPoster-Mailer/107375

Kartvizit Tasarımları

http://circleboxblog.com/2009/inspiration/the-art-of-the-business-card-creative-examples-tutorials-resources/

Written by Soner Görpeli

Reklamlar

Afiş tasarımı nasıl yapılır ve renk, font ve görsel seçimi

thx2Merhabalar bu makalede etkili ve göze hitap eden afiş tasarımı nasıl yapılır örneklerle size anlatacağım ve dünya çapında üne kavuşmuş sinema afişlerinden örnekler vereceğim. Fazla uzatmadan haydi başlayalım o zaman:)

Bu makalede konuya teknik anlamda girmeyeceğim, daha çok bilgilendirme amaçlı ve tasarıma ilgili olan arkadaşları yönlendirmek ve bilgilendirmek amaçlı bir yazı olacak. Öncelikle şunu açık yüreklilikle belirtmeliyim ki; tasarım yapmak için çok fazla bilgiye ya da teknik bilgiye sahip olmanı gerekmiyor. Çok basit düşünerek; çok etkili tasarımlar yapabilirsiniz. Günümüzdeki tasarımlar çok sadece ve etkileyici oluyor. Çok ünlü tasarımcılar bile artık sadelik ve anlaşılırlık üzerine tasarımlarını yapıyorlar. Bu yüzden kendinizi fazla kasmadan, enerjinizi doğru alana yönlendirerek, çok etkili tasarım yapabileceğinize inanmalısınız.

Peki hiç tasarım bilmiyorsunuz ve tasarıma meraklısınız ne yapmanız gerekir? Sanırım zor bir soru 20oldu:) Tamam tamam telaşlanmayın ben size tüyo vereceğim. Pazarlamada ve İletişimde gerilla taktikleri vardır. Yani müşteriye ürünü satmak için pazarlamacı ya da firma elinden gelen her yöntemi kullanır ve başarılı olur. Peki pazarlamada ve iletişimde gerilla taktikleri oluyor da tasarımda neden olmasın:) Evet tasarıma başlamadan belirli bir plan doğrultusunda hareket etmelisiniz ve belirli hedefleriniz olması gerekmektedir. Şimdi bunlar nelerdir öğrenelim:

1. Araştırma Süreci : Ana konumuz Afiş tasarımı; fakat neticede tasarım yapacaksınız ve hangi tasarımı yaparsanız yapın, ilk başta araştırmanız gerekmektedir. Kafanıza göre tasarım yapmaya kalkarsanız başarı şansınız sıfırdır. O yüzden tasarıma başlamadan önce iyi bir araştırma süreci geçirmeniz gerekmektedir. Örneğin afiş tasarımı yapacaksanız, o zaman sinema sitelerine girip afişler nasıl tasarlanmış, renkler nasıl kullanılmış, hangi fontlar kullanılmış, efektler nasıl kullanılmış bunlar iyi analiz etmeniz gerekmektedir. Bu araştırma sürecini tamamladıktan sonra kafanızda ne yapmanız gerektiğini canlandırma yeteneğine kavuşacaksınız.

2. Teknik Bilgi : Tasarım yapmak için bazı tasarım programlarını iyi kullanmak zorundasınız ve bu programları hiç bilmiyorsanız ben size birkaç örnek vermek istiyorum: Adobe Photoshop Cs4, Illustrator Cs4, Fireworks Cs4 gibi tasarım programları işinizi mükemmel şekilde görür:) Programları edindikten sonra, internetten kaynaklardan ve e-booklardan yararlanarak bu programları iyi bir şekilde kullanabilirsiniz. Programları öğrendikten sonra 2. aşama ise tekniklerinizi geliştirmek, bunun için de www.pixel2life.com gibi siteleri ziyaret ederek teknik bilgilerinizi,ordaki örneklere resimli bakarak geliştirebilirsiniz.

vacancy3. Uygulama Süreci : Tasarımları incelediniz ve teknik bilginiz de yeterince var, şimdi tasarıma geçmek istiyorsunuz ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz, işte gerçek tasarım problemi:)) ama neyse ki hayatımızda renkler var. Şimdi başlamanız gereken tek nokta var:) o da renk seçimi. Yani yapacağınız tasarım için zemin rengi ve görsel malzeme renkleri ve font renklerini belirlemeniz gerekmektedir. Örneğin beyaz zeminli bir tasarıma siyah illustrasyon ya da daha koyu giri bir görsel tasarım kullanabilirsiniz. Font seçerken de açık mavi ya da kırmızı tonlarda font kullanabilirsiniz ki bu renkler birbirleriyle çok uyumludur.

Örnek bir afiş tasarımı : Örnek olarak bir savaş filmi afişi tasarlayacağız ve kafamızda canlandıralım. Savaş filmi olduğuna göre hemen renkleri düşünelim, tabiki bir çoğunuz askeri renklerin tümünü kafanızda canlandırdı:) işte olay bu, tasarımı öğrendiniz, daha sonra görsel malzeme seçimi ve aklımıza hemen savaş araçları geliyor değil mi: Uçak, tank, tüfek, top vs:) Ve insan yüzleri, asker giyimli insanlar gibi, peki bütün bunları afişimize nasıl yerleştireceğiz?
Öncelikle filmimizin ismi Er Rayn’ı Kurtarmak olsun:) bu filmin afişini solda görmektesiniz, inanın bundan çok daha güzel tasarımlar yapabilirsiniz ki Hollywood böyle bir tasarım yapıyorsa bence kendinize güvenin:))

Yukardaki tasarımda oyuncuların asker giyimli resimleri koyulmuş ve background üzerine eritmesaving_private_ryan_ver2 tekniği uygulanmış ve şafak arka zemin yani biz buna background diyoruz:) ve alt kısım siyah belirlenerek filmin ismi yazılmış ve diğer detaylar. Alın size afiş tasarımı bu kadar basit:) aslında olay burda bitiyor. Sade, anlaşılır ve çok etkili olması. Biz Er Rayn’ı Kurtarmak değilde, Savaşan Kartallar diye bir film afişi yapalım: işin içinde kartal olduğuna göre background’u koyu mavi seçelim ve işin içinde plotlar olduğu için, kask takmış ve kokpitte oturan bir savaş plotunun kafası büyük bir şekilde afişin ortasına yerleştirelim. Kaskının üzerine kartal resmi eritelim ve afişin üst kısmının orta bölümüne filmin ismini yazalım ve alt kısma herhangi bir renke: siyah, gri, beyaz yarım zemin atıp yazı karakterleriyle oyuncuları ve diğer detayları yazabiliriz.

Yukardaki anlatım biraz kabaca oldu ama eğer araştırma yeteneğine sahipseniz ve tasarım programlarını da biliyorsanız size hiçbir hoca bir şey öğretemez. Tasarım göreceli bir kavramdır, Dünya’da çok basit tasarımlar çok etkili olabiliyor ve en iyi üniversite hocalarından çok daha güzel tasarımlar yapacak bir sürü çaylak var:))) O yüzden araştırmak ve ona göre bir stil belirleyip tasarıma başlamak, işte olay bu:) Özetlemek gerekirse, kendinize güvenin ve araştırın ve daha sonra kendi hayal gücünüzle tasarımları şekillendirin. Araştırma yaparken örneklerden etkilenin; fakat bu sizin yaratıcılığınızın önüne geçmesin. Kendinize göre bir stil belirleyin ve kendi hayallerinizi tasarıma yansıtın. Eğer böyle bir yol izlerseniz çok iyi bir tasarımcı olabilirsiniz. Aşağıdaki linklere tıklayarak çeşitli afiş ve diğer tasarımları inceleyebilirsiniz, kolay gelsin 🙂

http://www.smashingmagazine.com/2008/02/25/breathtaking-typographic-posters/
http://www.smashingmagazine.com/2008/11/19/40-exquisite-independent-film-posters/
http://www.smashingmagazine.com/2008/10/12/50-beautiful-movie-posters/
http://www.smashingmagazine.com/2008/10/14/30-beautiful-vintageretro-photoshop-tutorials/
http://www.smashingmagazine.com/2008/10/28/40-beautiful-grunge-photoshop-tutorials/
http://www.smashingmagazine.com/2008/05/12/sexy-bold-and-experimental-typography/
http://www.smashingmagazine.com/2008/09/28/60-inspiring-concert-posters-from-10-amazing-artists/
http://www.smashingmagazine.com/2008/04/21/celebration-of-vintage-and-retro-design/
http://www.smashingmagazine.com/category/monday-inspiration/page/2/
http://www.smashingmagazine.com/2008/06/16/beautiful-brochures-and-booklets/

Web Sitelerinde Kullanılan Yazılım ve Tasarım Teknolojileri

Merhaba arkadaşlar bu makalemizde Web Tasarımında kullanılan teknolojilerden bahsedeceğiz. Web tasarlamak isteyen arkadaşlarımız vardır ve gördüğü sitelere hayran olup, bu tarz siteler tasarlamak istemişlerdir, her zaman. Peki bu kadar güzel siteler tasarlamak imkansız mıdır, tabiki hayır:) Nedenini şimdi makalemizde öğreneceğiz. Haydi başlayalım o zaman.

İnternet artık hayatımızın bir parçası oldu ve nerdeyse herkesin bir web sayfası var. Peki internet bu kadar popüler olunca, görsellik de ön plana çıkıyor. Görsellik ön plana çıkınca da harika tasarıma sahip siteleri görüyoruz ve bu sitelerin aynısını yapmaya çalışıyoruz. Web tasarım ya da Grafik tasarıma yeni başlayan arkadaşlar kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor ve tabiki iyi bir alt yapıları olmadığı için, bir süre sonra hayal kırıklığına uğruyorlar. Bu makalemizde tasarımla ya da yazılımla ilgilenen arkadaşlarımızı bilinçlendireceğiz ve bu konuya daha bilgili yaklaşmalarını sağlayacağız.

Web sitesi iki aşamadan oluşur, birinci aşama ve en önemli aşama görselliktir; çünkü siteyi ziyaret eden kullanıcılar, ilk başta görselliğe çok önem verir. Siteye girdiğinizde karşınıza eğer berbat bir site çıkarsa, kullanıcı siteden derhal çıkar. Öncelikle sitemizin tasarımı çok güzel olmak zorundadır. Şu anda tasarım ve yazılım açısından web 2.0 tarzı siteler artık pek yaygındır ve bu linke tıklayarak Web 2.0 hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Yukarda da bahsettiğimiz gibi tasarım bir site için olmazsa olmazdır. Bir web sitesi tasarlamaya başlamadan önce bir plan yapmanız gerekmektedir. Sitenin kapsamı ne olacak, ilk başta bunu belirlemeniz gerekmektedir; çünkü çocuklar için boyama kitabı ya da pastel boyalar satacak bir şirketin sitesini renk olarak, siyah ve metalcilerin sitesi gibi yaparsanız, pek anlamlı olmaz. Burda içeriğe göre bir tasarım seçmeniz sizin için daha mantıklı olacaktır. Örnek olarak çocuklar için boyama kitabı ve pastel boyalar satan bir firmanın web sitesini yaptığımızı düşünelim.

Böyle bir site için öncelikler içeriği planlarız ve daha sonra da hangi renkleri kullanacağımızı belirleriz. Öncelikle çocuklara hitab edecek bir site olacağı için daha canlı renkler seçmeye özen göstermek zorundayız. Örnek olarak turuncu, sarı, kırmızı, açık mavi gibi renkleri kullanabiliriz. Aynı bu blogda olduğu gibi sarı bir background kullanıp, butonları turuncu olarak ayarlayabiliriz ve grafiksel öğeleri de pastel resimleri seçebiliriz. Bu şekilde yaptığımız bir site görsel açıdan çok renkli olur ve çocukların ilgisini çeker.

Biraz da bu tasarımı uygulayacağımız teknolojik alt yapıdan bahsedelim. Siteye her türlü tasarımı uygulamamız için kesinlikle css stil sayfası kullanmamamız gerekmektedir. Peki neden css derseniz, css’le ilgili makalemi okuyabilirsiniz. Ayrıca siteyi xhtml, xml ve javascript desteğiyle tasarlamaya başlamamız gerekmektedir. Tasarımsal açıdan, jquery ve ajax’da kullanırsak çok güçlü bir tasarım yaklaşımı uygularız ve çok profesyonel bir site olur. Tabiki flash ya da diğer 3d animasyon özelliklerini de sitede kullanabiliriz.

Diğer kullanacağımız teknik destek de, multimedia desteği olacaktır. Örnek olarak videolar, müzik ve animasyonları verebiliriz. Sitenizde videolar yayınlayabilir ya da kullanıcılarınızın müzik dinlemesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca Web siteniz üzerinden tv yayını ya da radyo yayını yapabilirsiniz. Tabiki bu özellikleri kullanmanız için hem hosting hem de sitenizin teknik özellikleri yeterli olmak zorundadır. Örneğin Youtube gibi video içerikli bir site yapmanız için flash server gibi hızlı video aktarımı yapan yazılım ve server altyapısına ihtiyacınız vardır.

Ama siz Youtube embed linklerini sitenizin html ya da div taglarına gömerek sitenizden Youtube altyapısını kullanarak gösterebilirsiniz. Tasarıma eğer geri dönersek, yukarda bahsettiğim programlar hakkında iyi bir bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Hem yazılımsal tasarım, yani css, ajax, xhtml, dhtml, javascript, jquery gibi programları; hem de Adobe Photoshop, Fireworks, Dreamweaver gibi programları bilmeniz gerekmektedir. Bu programlara hakim biriyseniz ve biraz da renk bilginiz varsa, ortaya harika siteler çıkarabilirsiniz.

Eğer yazılım tarafına geçersek, yani örnek verdiğimiz gibi çocuklar için boyama ürünleri satan bir firma var ve online olarak web sitenizden ürün satmak istiyorsunuz. Tasarımı hallettiniz; fakat işin yazılımsal tarafı kaldı. Tabiki iyi bir yazılım bilgisine ihtiyacınız var; çünkü hem database, hemde sitenin çalışması için Php yada Asp.net gibi aktif web sitesi programlama programlarına ihtiyacınız olacaktır. Bu tarz programlar sayesinde, kendi database’inizi oluşturabilir ve kullanıcı kaydı, satın alma işlemleri, sepete atma işlemleri yapabilirsiniz.

Php ya da Asp.net gibi platformlardan herhangi birini seçebilirsiniz. Neticede yazılım mantığı olarak iki programda hemen hemen aynıdır; fakat ayrım noktaları çok tekniktir. Burada farklarından bahsetmeyeceğiz, anlatmak istediğim, ikisiyle de çok iyi alışveriş ya da banka uygulama siteleri kurabilirsiniz. Örneğin Facebook php altyapısıyla kurulmuştur. Microsoft ve hepsiburada’nın da Asp.net ile tasarlandığına örnek verebiliriz. Google’ın da Asp.net ile tasarlandığı bir efsane olarak dolaşmaktadır; fakat google’un altyapısına bakılırsa, yani özellikle igoogle sayfasından Asp.net özelliklerini yansıttığı görülmektedir.

Bir yazımızı burada bitiriyoruz ve bu konuyu ne kadar konuşsak azdır; fakat iyi bir site tasarlamak istiyorsanız, çok iyi araştırma yapmanız gerekmektedir. Hem tasarım, hemde yazılım açısından çok iyi olmanız gerekmektedir; fakat böyle insanlar çok nadirdir. Yazılımcılar genellikle iyi bir tasarım yapamazlar; tasarımcılar da site programlayamazlar. Siz hangi konuda iyiyseniz, o konuya yönelin ve diğer eksik kalan bölümü iyi yapan birine yaptırmanız daha mantıklıdır. Başka makalelerde görüşmek dileğiyle…

Önerdiğim Makale : Css Ne İşime Yarar?

Windows Live Writer nedir ve nasıl kullanılır?

Merhaba bu yazımda size Windows Live Writer nedir ve nasıl kullanılır bu konuda bilgiler vereceğim. Bildiğiniz gibi blog ve blogger kavramarı artık internet dünyasını sardı ve blog kavramı çok önemli oldu. Hatta bazı türk gazeteleri de bu konudan geri kalmadı ve türkçe bloglar hazırlatıp, buralarda insanların haberlerini paylaşmalarına ve gördüklerini yazmalarına destek oldular. Bizde bu makalemizde, bu blogları nasıl yazarız ve hangi editörleri kullanırız ve hem online; hem local olarak bu blogları nasıl yönetiriz bu konuyu işleyeceğiz.

Artık blog kavramını yeni nesil çok iyi biliyor ve ben kendimi de bu nesile dahil ediyorum ve : online generation diyorum. Evet online generation artık blog biliyor ve bildiklerini de blog aracığıyla dünyaya duyuyor. Eski günlerde blog’un hiçbir anlamı olmazdı; çünkü hem internet güçlü değildi; hemde arama motorları bu kadar etkili değildi. Hem internetin çok hızlanması; hem de arama motorlarının hızlanması ve indexledikleri sayfaların çok büyük boyutlara ulaşmasıyla, blog sayfalarına ulaşmak kolaylaştı ve bu da blog sitelerinin çığ gibi patlamasına neden oldu:)

Peki bloglar çoğalınca, blog yazarlarının işlerini kolaylaştıracak programlar bir bir ortaya çıkmaya başladı ve Microsoft’da bu konuda yerinde durmadı ve Windows Live Writer’ı ortaya çıkardı. Yukarıda WLW’ın Ekran görüntüsünü görüyorsunuz ve inanın çok güzel özelliklerle donatılmış bir program. Bu programı kullanmak için öncelikle bir blog siteniz olması gerekmektedir; çünkü hesabınıza bağlanıyor ve yazdığınız yazıları online olarak güncelliyor ve yayınlıyor.

Şimdi bu programı nasıl bilgisayarımıza kuruyoruz ve kullanıyoruz ona bir göz atalım. Microsoft’un sitesine gidip WLW’yi bilgisayarımıza indiriyoruz. Bu linke tıklayarak siteye gidebilir ve bilgisayarınıza programı indirebilirsiniz. Programı bilgisayarınıza indirdikten sonra resimdeki gibi bir exe yani yükleme dosyası göreceksiniz. Bu dosyaya çift tıklayarak çalıştırın ve karşınıza bir ekran çıkacak ve orda çeşitli dosyalar var. Bunlar Msn messenger, Msn Toolbar, Windows Live Writer gibi ve siz hangi uygulamayı yüklemek istiyorsanız, bu seçme özelliklerinden seçiyorsunuz ve next diyerek yüklemeye başlıyorsunuz. Yükleme başlıyor ve belirli bir süre sonra yükleniyor. Yükleme bittikten sonra masaüstünüzde Windows Live Writer kısayolunu göreceksiniz ve bu dosyaya çift tıklayarak programı çalıştırıyorsunuz.

Programı ilk kez çalıştırırken, karşımıza aşağıdaki şekilde bir görüntü çıkacak; çünkü kullandığınız blog ayarlarınız yapmamız gerekiyor :

Karşılama ekranını görüyorsunuz. Eğer kendi adınıza sahip olduğunuz bir web günlüğünüz varsa : “zaten ayarlanmış bir web günlüğüm var” seçeneğini seçiyorsunuz. Eğer herhangi bir Web günlüğünüz yani blogunuz yoksa : “Web günlüğüm yok, benim için yeni bir Windows Live Alanı oluştur” seçeneğini seçerek, microsoft’un size sağladığı bloglardan yararlanabilirsiniz. Size hangi seçenek uygunsa seçili hale getirdikten sonra next yani sonraki yapıyorsunuz ve karşınıza aşağıdaki seçenek çıkıyor :

Bu pencerede karşınıza 3 seçenek çıkıyor : Bu özellikler sizin web günlüğünüzle alakalı seçenekler ve siz buradan hangi blog sizin için uygunsa ya da hangisine üyeyseniz seçiyorsunuz. Mesela benim gibi wordpress kullanıyorsunuz ve burda gözükmüyor, o zaman : “Başka bir Web günlüğü hizmeti” seçeneğini seçin ve sonraki yapın.

Yukardaki resimde blogunuzun adresini web günlüğü giriş sayfası URL’si yazan yere yazıyorsunuz. Ben https://yavigablog.wordpress.com yazdım; çünkü benim blog adresim bu ve kullanıcı adınızı da kullanıcı adı yazan kutucuğa yazıyorsunuz. Daha sonra da parolanızı yazıyorsunuz ve sonraki diyerek bir sonraki özelliğe geçiyorsunuz.

sonraki’ne tıkladıktan sonra yapılandırma ayarları çalışıyor ve web günlüğünüze bağlanarak geçerli yazıları ve ayarları almaya başlıyor. Yukardaki işlem bitince Windows Live Writer açılıyor ve karşımıza aşağıdaki gibi bir arayüz çıkıyor:

Yukarda programın arayüzünü görüyorsunuz. Posta başlığı yazan yere, blog başlığınızı yazıyorsunuz. Örnek olarak İstanbul’un en güzel baklava satan mağazaları diyebiliriz. Ve daha sonra da gövde kısmına, yani yazınızı yazacağınız yere mouse’la tıklayarak yazılarınızı yazabilirsiniz. Ayrıca sağ bölmede gördüğünüz, ekle özelliklerinden, istediğiniz herhangi bir medya ekleyebilirsiniz. Bu medyalar; video, resim, harita, tablo, link ve eklentiler olabilir.

Yazınızı hazırladınız ve resimlerinizi eklediniz şimdi sıra yayınlamaya geldi. Yukarıda menülerin altında, sol tarafta Yayımla diye bir özellik var, bu özelliğe tıklayarak yazdığınız yazıları yayınlayabilirsiniz. İlk başlangıçta yaptığımız ayarlarla siteye bağlanıyor ve yazımızı yayınlıyor. Eğer şifre ve kullanıcı ismimizi girmişsek ve diğer ayarlarımızı yaptıysak, program yazınızı sorunsuz bir şekilde yayınlayacaktır.

Peki başka hangi özellikleri kullanabiliriz. Windows Live’ın harita özelliğini ekleyebiliriz. Örneğin İstanbul’un hava durumu ya da yol durumu ile ilgili haritaları siteye ekleyebiliriz. Ayrıca, başka blog hesapları ekleyebilir ve sitenizin yani wordpress’in olanak sağladığı diğer özellikleri kullanabiliriz. Artık sıra sizde, eğer bir blog hesabınız varsa hemen yazmaya başlayabilirsiniz ya da yeni bir blog hesabı aldıktan sonra kendinizi en güzel şekilde ifade edebilirsiniz. Unutmayın, hiçbir şey için asla geç değildir; yeter ki isteyin!

Bu yazımızda Windows Live Writer adında blog yayınlama programını size tanıttık ve yeterli bir şekilde bilgilendiğinize inanıyorum. Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Önerdiğim Makale : Diğer Blog Programları

Blog Editors, Smashing Magazine Series

By Glen Stansberry

Desktop blogging tools can benefit designers-bloggers in a number of ways. They provide extra functionality that can significantly speed up the blogging process for both newbies and professionals.

One of the main benefits of using a desktop client is the ability to comfortably write a post offline, and publish it later. Many clients also have a scheduled post feature, so you can define what time you would like to publish your articles. Some editors provide a spell checker, drafts saver, remote publishing and WYSIWYG-editor with advanced formatting options such as inserting media or structuring the post — they may be hard to deal with using standard online blogging-engines.

Let’s take a look at 15 desktop blogging editors which can speed up the blogging process. Some are free and some cost a few dollars, but in the end all of these editors can significantly improve your workflow, regardless of your skills.

Merhaba bu yazımızda blog editorlerini işleyeceğiz. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, bu yazı smashing magazine tarafından yayınlanmış bir yazıdır ve o yüzden bu tür yazılara smashing magazine serisi diye belirtmeyi borç biliyorum. İnsanlarımızın aydınlanması için bu yazıları sizlerle paylaşacağım ve Türkçe olarak da açıklayacağım.

Artık herkesin bildiği ve vazgeçemeyeceği blog’lar ortaya bir bir çıktı ve insanlar bu bloglar üzerinden yazı yazmaya başladı; fakat avantajları olduğu gibi online yazma ve elektrik kesildiğinde ya da bilgisayar kapandığında bilgilerin kaybolması gibi dezavantajlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden local olarak sizin yazı yazmanıza olanak sunan ve yazınız bittiğinde direk siteyle bağlantı kurup yayınlayabilirsiniz ve bu özellik size zaman kazandırıyor. Aşağıdaki yazılara biraz göz atabilirsiniz ve bu blog editörlerini, linklere tıklayarak bilgisayarınıza kurabilir ve daha sonra bloglarınızı local olarak yani bilgisayarınızdan, internete bağlı olmadan yazabilir, daha sonra güncelleyebilirsiniz.

Bu blog editörlerden ben size Windows Live Writer’ı tanıtacağım ve bunun için özel bir makale yazmaya başladım bile. Bu linke tıklayarak Windows Live Writer’la ilgili yazıyı okuyabilirsiniz.

Windows Live Writer (Windows)


Windows Live Writer is an impressive blog editor, and is probably the cleanest one. It provides the familiar user interface that one would expect from usual Microsoft applications. Writing a blog entry with intuitive features like a rich text editor and spell checker is easy. Users also have the ability to quickly add images and other media.

The distinctive feature that puts Live Writer ahead of the competition is that you can can add plugins to the editor. For instance, there are plugins that seamlessly integrate with Flickr and Facebook photos; word counting as well as many further features are available as well.

Live Writer is useful for people who don’t necessarily want to mess with HTML and just want to quickly write a blog post, but it’s also great for more advanced users with the ability to add specific features with plugins.

MarsEdit (Mac)


The main advantage of MarsEdit lies in its ability to integrate with other text editors. The client integrates cleanly with BBEdit, SubEthaEdit, TextMate, or TextWrangler. It has a simple yet robust user interface. Users can define powerful markup macros to insert commonly used snippets of code. The tool works with WordPress, Blogger, TypePad, Movable Type, LiveJournal, Drupal, and Vox. You can also quickly scan your Flickr library, then insert an image into your blog post with the click of a button.

Another nifty feature is the preview functionality. The tool allows you to build a template to match your blog, then let MarsEdit’s live preview show you how your posts will look before you publish them. Extensive AppleScript support makes it possible to add further features. Price: $29.95. A free 30-days-trial-version is available as well.

BlogDesk (Windows)


BlogDesk is a robust, multi-language blog editor that supports all of the popular blogging platforms except Blogger. If that isn’t a problem for you, then you’ll love the unique and intuitive features BlogDesk provides. The Image Wizard allows you to upload and edit pictures, without editing images in image processing applications. You can also define frequently used phrases and keywords to speed up your writing time, much like TextExpander (Mac).

Links can be easily inserted and edited. If you link to local files (such as MP3 or PDF), BlogDesk will automatically upload them. Dictionaries in 14 languages are available for the integrated spell checker. Posts already published can be edited afterwards and deleted directly from the server. In the Notebook you can insert and rearrange text before you actually use it in your weblog entry. For your convenience you can create multiple categories where text can be saved separately.

Zoundry Raven (Windows)


Zoundry Raven is a free advanced WYSIWYG-blog editor with XHTML editing, drag and drop from browser-functionality. It also provides the Unicode (UTF-8) support, quicklinks and a template-based preview. Users can manage multiple blogs online and offline and use a built-in indexer that allows to see posts by blogs, links, tags and images.

Zoundry Raven supports Blogger, TypePad, MovableType, MetaWeblog and LiveJournal. The tool is available as a portable application which you can use on your flash/thumb drive. Finally, you can use Raven to create and modify your WordPress Pages just like any other blog post and set WordPress tags as well as import tags from all of your posts.

It is worth mentioning that Zoundry Raven also has an integrated HTML validator built into the code view and includes a publish menu to finalize your decisions, tags, trackbacks, etc.

Ecto (Mac)

Ecto

Ecto is one of the most popular blog editors, and has earned the respect of some top bloggers like Darren Rowse. It’s a powerful tool with all typical features (Rich text editor, spell check, draft saving, etc.), but it also allows you to extend the functionality by using plugins, much like Windows Live Writer. Amazon’s affiliate scheme seamlessly integrates in Ecto and makes it easier for you to link to a particular Amazon product page.

Ecto also has support for Flickr and del.icio.us. In addition, ecto also lists the tags you have used with del.icio.us and Flickr, so that you can reuse them for your blog entries. The only drawback is that the software costs $17.95, but you can try it out for free for 21 days.

w.bloggar (Windows)


w.bloggar is a professional blog editor for advanced users who are fairly technologically savvy. It’s snappy and has a lot more advanced features built-in than Live Writer. While the interface isn’t as intuitive or elegant as Live Writer and some of the others, it’s a useful little editor.

With w.bloggar you can save posts locally for further publishing, import text files, post to many blogs and ping to Weblogs.Com, blo.gs, Technorati and ping-o-matic. Also, you can download a portable version that you can take with your anywhere on a USB drive. Perfect for bloggers on the go!

Thingamablog (Window, Mac, Linux)


Thingamablog is a hybrid of a blog editor and RSS-feed reader. It’s not quite as polished as other blog editors, but is great for someone needing a cross-platform blog editor. Setting up the blog is a bit cumbersome for the first time, but not unbearable. You’ll need to have Java Virtual Machine downloaded and running on your machine to work.

Thingamablog has a few advanced features that are different from other blog editors. You can import RSS feeds, and you can post to your blog while reading your RSS feeds. It’s a nice program for bloggers who typically write news-related posts. The editor also allows publishing remotely to your blog via email and saving entries as drafts. Thingamablog is released under the terms of the GPL.

Qumana (Windows, Mac)


Qumana has an interesting feature that isn’t found in other blogging platforms. If you are interested in joining an ad network for your blog, Qumana has a built-in ad network (Qads) that allows you to insert ads into your post.

You can use Qumana when you are offline. Save your blog posts to your hard drive and upload whenever you like. Useful for bloggers on the move. Apart from standard features the editor has a handy little feature called the DropPad, which adds drag-n-drop capability to snag links, pictures and text to a desktop pad. Qumana is very intuitive and is definitely an option worth consdering for both newbies and advanced bloggers.

Scribefire (Firefox)


Scribefire is quite different from the other blog editors as it is a Firefox extension. When you want to blog about the page you are currently viewing, hit “F12″ and the scribefire extension pops up in the lower-half of your browser. You can blog about a specific web page without having to leave the browser. You can also click an icon to move blogging frame into a separate tab, if you’re going to need some more space.

Scribefire isn’t as feature-rich as an editor like Ecto or BlogDesk, but it is fast and easy, and works well for everybody in a hurry.

BlogJet (Windows)


If you are a power blogger, BlogJet is definitely a solution worth considering. While the application costs around $60, it manages to combine a number of useful tools in one clean, intuitive interface. It supports most blogging services, integrates with RSS-readers and also allows you to use keyword-shortcuts (like BlogDesk).

BlogJet cares about typography: it automatically replaces quotes and dashes with proper ones as you type. If you are on the road and there is no Internet-connection, or if you want to finish your post later, save it as draft. Then you can get back to finishing and publishing it. The tool also has Flickr and YouTube support, Spell Checker, Word Counter and Blog Statistics, Post Management and Searching. And BlogJet can automatically insert the title and the artist of the song playing in iTunes, Winamp or Windows Media Player.

If you are looking for a free alternative, stick with BlogDesk. It has almost the same features and is free. However, if a beautiful, intuitive design is important to you, then give BlogJet a shot. You won’t be disappointed.

Flock (Mac, Windows, Linux)


Flock is a web-browser that has a built-in blogging tool. The blogging tool allows you to blog directly from the page, similarly to Scribefire, with a keyboard shortcut or a mouse click. However, the interface on Flock is a bit nicer, and has a slightly more seamless integration than in case of Scribefire and Firefox. Also you can use the web clipping tool to save and store clips of information in your browser.

Flock is an optimal tool for simple bloggers who don’t need a lot of bells and whistles that come with other blogging editors.

Post2Blog (Windows)


On the surface, Post2Blog appears to be a very simple blogging tool. If you dig under the hood for a bit, you’ll notice that this lightweight blogging tool has some pretty nifty features. You can quickly add amazon affiliate links to your posts. It even has plugins for Firefox and Internet Explorer for quickly blogging a web page.

The tool also has a “Portable Mode” support, integration with RSS Bandit and Sharp Reader — you can post selected items from these RSS readers using Post2Blog plugin. You can also add Technorati, Del.icio.us, Buzzwords, 43 Things tags to your posts and earn money using “Insert Amazon Link” feature.

The only drawback is that the interface isn’t as elegant or intuitive as other Windows blogging platforms, and the tool isn’t supported by the developers.

Bleezer (Mac, Windows, Linux)


Bleezer is a light piece of software that has all standard features as well some advanced functionality which one would expect from robust editors. Spell checking, pinging services, uploading files and FTP capabilities are available. It’s a handy little tool that is quick and efficient. Again, it doesn’t have the beautiful design that BlogJet has, but it’s free and works smoothly. Bleezer is an optimal choice for advanced bloggers who can appreciate the advanced functionality that the software provides.

Using Bleezer you can work with every blogging service (even Blogger). You can also create custom markup by defining your own key strokes for custom HTML markup. As usual, you can also compose posts offline and post them when you want to. Windows and Linux users should extract the .zip file into a directory and double click the .jar file to run. You will need Java Virtual Machine.

Further Desktop Publishing Tools

Let’s take a look at the brief overview of further desktop blogging tools which may be also useful:

  • AirPress (cross-plattform, Adobe Air)
    AirPress was a promising client with a file I/O API for saving FLV webcam videos record and ActionScript / JavaScript bridging to interact with the text editor made in HTML/Javascript. In the last release AirPress supported only WordPress and DotClear. The project’s official page (AdobeAir.org) has somehow disappeared few months ago. We don’t know the reason.
  • SharpMT (Mobile, Windows Mobile 5/6, PocketPC)
    harpMT is an offline blogging tool that is designed for MovableType-based systems. There are three versions of the application: desktop, PocketPC, and SmartPhone, all of which share the same file format for offline drafts. The application uses text boxes for post entry: it was a design goal to not support WYSIWYG. It also includes the infrastructure to support plugins and XML-RPC calls that were designed to inteface with MT or TypePad. Freeware.

Conclusion

If you have little experience in blogging you might try either Flock, Windows Live Writer or Scribefire. Those three have fairly intuitive interfaces and don’t have all the advanced features that more robust programs have. Also, they are free so you can check out what application better manages to cover your needs.

Advanced bloggers looking for a bit more firepower should try Ecto, BlogJet or BlogDesk. BlogDesk works especially well for bloggers who frequently use photos in their posts (Image Wizard). Windows Live Writer and Ecto have extra functionality built in, as they both allow you to install plugins to add specific features.

Every desktop blog editor is a great benefit to any blogger’s toolkit, as it saves time and has features that traditional blog platforms don’t always have.